Alın botoksu

Alın botoksu alın bölgesindeki mimik hareketlerinin oluşturduğu yatay çizgilerin görünümünü kontrollü biçimde azaltmak amacıyla Dr. Ömer Parıldar tarafından kişinin alın kasları, kaş seviyesi ve üst yüz anatomisi birlikte değerlendirilerek planlanabilen botulinum toksin uygulamasıdır. Burada amaç alnı tamamen hareketsiz bırakmak veya herkeste aynı kaş şeklini meydana getirmek değildir. Kişinin mimik alışkanlıkları, frontalis kasının gücü, alın genişliği, kaşların sağ ve sol taraftaki yüksekliği ve üst göz kapağının mevcut yapısı analiz edilerek doğal yüz ifadesini mümkün olduğunca koruyan bir uygulama planı oluşturulur.
Alın bölgesi ilk bakışta tek bir düz yüzey gibi görünse de estetik uygulama açısından oldukça hareketli bir anatomik alandır. Kaşların yukarı kaldırılması, şaşırma ifadesi ve günlük konuşma sırasında yapılan küçük mimikler frontalis kasını tekrar tekrar çalıştırır.
Başlangıçta yalnızca mimik sırasında oluşan yatay çizgiler, yıllar içinde cildin aynı noktalardan sürekli katlanmasıyla kişi yüzünü dinlendirirken de görülebilir hâle gelebilir.
Ancak her alın çizgisinin aynı şekilde tedavi edilmesi doğru değildir.
Bir kişide çizgiler çok belirgin olmasına rağmen kaşlar yüksek konumda olabilir. Başka bir kişide çizgiler daha hafif olsa bile kaşlar zaten düşük seviyede bulunabilir. İkinci kişide alın kasını gereğinden fazla zayıflatmak kaşların ağırlaşmasına ve göz çevresinin beklenenden daha kapalı görünmesine neden olabilir.
Bu nedenle işlem öncesindeki yüz analizi, enjeksiyonun kendisi kadar önemlidir.
Alın çizgilerinin oluşumunda kas hareketi neden belirleyicidir?
Alındaki yatay çizgilerin önemli bölümü frontalis kasının çalışmasıyla ilişkilidir.
Frontalis, kaşları yukarı kaldıran temel kaslardan biridir.
Kaşlar yükseldiğinde alın cildi de yukarı doğru hareket eder ve yatay kıvrımlar oluşur.
Genç ve elastik ciltte bu çizgiler mimik bittikten sonra büyük ölçüde kaybolabilir.
Zaman içerisinde cildin elastik özellikleri değiştikçe çizgilerin tamamen silinmesi zorlaşabilir.
Bu noktada iki farklı görünüm ortaya çıkar.
Birincisi yalnızca kaş kaldırıldığında görülen dinamik çizgilerdir.
İkincisi ise yüz tamamen dinlenmişken bile iz bırakmaya başlayan statik çizgilerdir.
Botulinum toksin kas hareketini azaltarak dinamik bileşen üzerinde etkili olur.
Ancak cildin içine uzun yıllar boyunca yerleşmiş derin bir çizgiyi dolgu maddesi gibi fiziksel olarak doldurmaz.
Bu nedenle uzun süredir mevcut olan statik kırışıklıklarda hareket azaltılsa bile cilt yüzeyindeki çizginin tamamen kaybolması beklenmemelidir.
Zaman içinde tekrarlayan katlanma azaldığında görünüm daha yumuşak hâle gelebilir.
Cilt yapısı da sonucu etkiler.
İnce, güneş hasarı bulunan veya elastikiyet kaybı daha belirgin olan bir ciltte çizgi yalnızca kas aktivitesine bağlı olmayabilir.
Bu durumda kas hareketinin azaltılmasıyla birlikte cilt kalitesinin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Kaşları sürekli kaldırmak bir ipucu olabilir mi?
Bazı kişiler farkında olmadan gün boyunca kaşlarını yukarıda tutar.
Bu davranış yalnızca alışkanlık olmayabilir.
Üst göz kapağında deri fazlalığı bulunan veya kaşları doğal olarak düşük konumda olan kişiler, göz çevresini daha açık tutabilmek için frontalis kasını sürekli kullanabilir.
Bu nedenle alınlarında belirgin yatay çizgiler meydana gelebilir.
Hasta aynaya baktığında yalnızca kırışıklıkları fark eder ancak alın kası aynı zamanda göz çevresinin açıklığını koruyan telafi edici bir görev üstleniyor olabilir.
Bu durumda kas hareketini çok güçlü şekilde azaltmak istenmeyen bir kaş ağırlığına yol açabilir.
Dr. Ömer Parıldar muayene sırasında hastanın yüzünü tamamen gevşetmesini isteyerek kaşların gerçek dinlenme seviyesini değerlendirebilir.
Daha sonra hasta kaşlarını yukarı kaldırdığında alın kasının hangi bölgelerinin daha aktif çalıştığı incelenir.
Bu basit değerlendirme, enjeksiyon noktalarının kişiselleştirilmesinde önemli rol oynar.
Özellikle üst göz kapağındaki deri fazlalığı belirgin olan kişilerde göz kapağı ve kaş ilişkisi dikkate alınmadan yalnızca yatay çizgilere odaklanmak doğru değildir.
Alın botoksu nasıl kişiye özel planlanır?
Alın botoksu planlanırken standart bir nokta şablonunu her yüze uygulamak yerine alın genişliği, frontalis kasının çalışma biçimi, kaşların başlangıç pozisyonu ve kişinin korumak istediği mimik miktarı birlikte değerlendirilmelidir.
Saç çizgisi ile kaşlar arasındaki mesafe herkes için aynı değildir.
Daha geniş alın yapısına sahip bir kişide kasın aktif olduğu alan ile daha dar alın yapısındaki bir kişinin kas dağılımı farklı olabilir.
Kasın sağ ve sol yarısı da eşit güçte çalışmayabilir.
Örneğin kişi konuşurken sağ kaşını sol kaşına göre daha fazla kaldırıyor olabilir.
Bu durumda alın çizgileri iki tarafta aynı derinlikte olmayabilir.
Bir kaş diğerinden doğal olarak daha yukarıda bulunabilir.
Bu farklılıklar işlem öncesinde görülmeden iki tarafa tamamen aynı yaklaşım uygulanması istenmeyen asimetriyi daha belirgin hâle getirebilir.
Planlamada hastanın istediği ifade de önemlidir.
Bazı kişiler çizgilerin belirgin biçimde azalmasını ancak kaşlarını rahatça hareket ettirmeye devam etmek ister.
Bazıları ise alın hareketinin daha belirgin şekilde azaltılmasını tercih eder.
Her iki beklenti de anatomik sınırlar içerisinde değerlendirilmelidir.
Doğal mimikleri tamamen ortadan kaldırmak her zaman daha iyi bir estetik sonuç anlamına gelmez.
Enjeksiyon noktalarının yüksekliği neden önemlidir?
Alın kası kaşların kaldırılmasında görev aldığı için enjeksiyonların kaşa yakın veya daha yüksek alanlara yerleştirilmesi farklı sonuçlar oluşturabilir.
Kasın çok alt bölümüne yoğun şekilde müdahale edilmesi, özellikle başlangıçta düşük kaşı bulunan kişilerde kaş seviyesini etkileyebilir.
Bu nedenle enjeksiyon noktaları yalnızca çizginin bulunduğu yere bakılarak seçilmez.
Çizgi bir cilt belirtisidir; tedavi hedefi ise çizgiyi oluşturan kas hareketidir.
Kasın anatomik dağılımının bilinmesi bu nedenle önem taşır.
Bir kişinin alın çizgileri kaşa oldukça yakın olabilir. Başka bir kişide çizgiler saç çizgisine doğru daha geniş alana yayılabilir.
Bu iki durumda aynı nokta dizilimini kullanmak gerekmez.
Dr. Ömer Parıldar kas aktivitesini mimik sırasında gözlemleyerek hangi alanların daha güçlü ve hangi bölgelerin daha az aktif olduğunu değerlendirebilir.
Bu yaklaşım uygulamanın yalnızca kırışıklığın üzerine enjeksiyon yapılması şeklinde düşünülmesini engeller.
Kaş şekli uygulama sonrasında değişebilir mi?
Kaşların görünümü alın bölgesindeki kas dengesinden etkilenebilir.
Frontalis kaşları yukarı kaldırırken kaş çevresindeki diğer kas grupları farklı yönlerde hareket oluşturur.
Bu kaslar arasında doğal bir denge vardır.
Tedaviyle bu dengedeki bir kas grubunun aktivitesi azaltıldığında kaş şekli belirli ölçüde değişebilir.
Bazı kişiler kaşın dış bölümünün hafifçe daha yukarıda görünmesini tercih edebilir.
Ancak kontrolsüz ve aşırı yükselmiş bir dış kaş doğal olmayan bir ifade oluşturabilir.
Benzer şekilde kaşın tamamının beklenenden daha aşağıda görünmesi de istenmeyen bir sonuçtur.
Kaşların başlangıç pozisyonunun bilinmesi bu nedenle önemlidir.
Kişinin doğal kaş asimetrisi de göz önünde bulundurulmalıdır.
İnsan yüzünde tam simetri bulunmaz.
Bir kaşın diğerinden birkaç milimetre daha yukarıda olması oldukça sık görülür.
Cerrahi olmayan bir enjeksiyon uygulamasının yüz iskeletinden ve doğal yumuşak doku farklılıklarından kaynaklanan bütün asimetrileri ortadan kaldırması beklenmemelidir.
Ama belirgin kas aktivitesi farklılıkları uygun planlamayla değerlendirilebilir.
Alın botoksu sırasında ne yapılır?
Alın botoksu uygulanmadan önce yüz temizlenir ve kişi hem dinlenme hâlinde hem de mimik yaparken değerlendirilir. Hastadan kaşlarını kaldırması, ardından yüzünü tamamen gevşetmesi istenebilir. Böylece çizgilerin hangi bölgelerde ortaya çıktığı ve hangi kas alanlarının daha güçlü çalıştığı görülebilir.
Enjeksiyon bölgeleri kişisel anatomiye göre belirlenir.
Botulinum toksin ince iğneler aracılığıyla seçilmiş noktalara küçük miktarlarda uygulanır.
İşlem sırasında kısa süreli batma veya yanma hissedilebilir.
Ağrı algısı kişiden kişiye farklıdır.
Enjeksiyonlardan hemen sonra küçük kabarıklıklar görülebilir.
Bunlar genellikle kısa sürede azalır.
Bazı kişilerde küçük morluklar oluşabilir.
Cerrahi kesi yapılmadığı için ameliyat izi bulunmaz.
İşlemin kısa sürmesi, anatomik planlamanın önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Üst yüz bölgesinde birkaç milimetrelik konum farklılıkları bile kaş hareketini etkileyebileceği için uygulamanın yüz anatomisi dikkate alınarak yapılması gerekir.
İlk gün aynada ne beklenmelidir?
Botulinum toksin enjeksiyonunun etkisi anında tamamlanmaz.
İşlemden hemen sonra çizgiler hâlâ aynı şekilde görülebilir ve alın kasları normal gücüyle hareket edebilir.
Bu durum uygulamanın etkisiz olduğu anlamına gelmez.
Kas hareketindeki değişiklik ilerleyen günlerde kademeli olarak başlar.
Bir tarafın diğerinden biraz daha hızlı etkilenmesi mümkündür.
Bu nedenle ilk birkaç gün içerisinde sağ ve sol kaş arasındaki küçük farklılıkları nihai sonuç olarak değerlendirmek doğru değildir.
Aynı şekilde hasta erken dönemde hâlâ alın çizgisi gördüğü için ek enjeksiyon yapılması gerektiğine kendi başına karar vermemelidir.
Botulinum toksinin etkisinin oturması için yeterli süre beklenmelidir.
Gerekli görülürse daha sonraki kontrolde kas hareketi yeniden değerlendirilir.
Alın botoksu etkisi ne zaman belirginleşir?
Alın botoksu etkisi genellikle enjeksiyondan sonraki ilk günlerde kademeli biçimde ortaya çıkmaya başlar ve daha sonraki günlerde daha net hâle gelir. Bu nedenle işlemin hemen ardından alın çizgilerinin tamamen kaybolmasını beklemek doğru değildir.
İlk fark edilen değişiklik genellikle kaş kaldırırken alın kasının eskisi kadar güçlü hareket etmemesidir.
Kas hareketi azaldıkça dinamik yatay çizgiler de daha az belirgin görünmeye başlayabilir.
Derin statik çizgiler ise daha yavaş değişebilir veya tamamen kaybolmayabilir.
Sonuç değerlendirilirken yalnızca çizgilere değil, kaşların konumuna da bakılması gerekir.
Kaşlardan biri diğerinden farklı hareket ediyorsa bunun uygulama öncesinde var olan doğal asimetrinin devamı mı, yoksa kas aktivitesindeki yeni farklılık mı olduğu değerlendirilmelidir.
Bu nedenle uygulama öncesindeki yüz analizi sonradan yapılacak karşılaştırma açısından da değerlidir.
Tamamen donuk bir alın gerekli midir?
Hayır.
Daha az hareket her zaman daha başarılı sonuç anlamına gelmez.
Alın yüz ifadesinin aktif bölgelerinden biridir.
Şaşırma, dikkat gösterme ve konuşma sırasında kaşların hareket etmesi doğal mimiklerin bir parçasıdır.
Bazı kişiler bu hareketlerin büyük ölçüde korunmasını ister.
Bu durumda amaç çizgilerin tamamen ortadan kaldırılması yerine kas hareketinin kontrollü biçimde azaltılması olabilir.
Başka bir kişinin kasları çok güçlü olabilir ve daha belirgin hareket azalması isteyebilir.
Buna rağmen kaş pozisyonunun güvenli sınırlar içerisinde korunması gerekir.
Özellikle üst kapak derisi fazla olan ve kaşlarını sürekli kaldıran kişilerde tamamen hareketsiz bir alın istenmeyen ağırlık hissi oluşturabilir.
Dr. Ömer Parıldar uygulama öncesinde hastanın nasıl bir mimik görünümü istediğini değerlendirerek daha kişisel bir plan oluşturabilir.
Doz neden kişiden kişiye değişebilir?
Kas gücü herkes için aynı değildir.
Bazı kişilerde frontalis kası oldukça güçlü çalışır.
Kaş kaldırıldığında derin ve geniş yatay çizgiler oluşur.
Başka kişilerde kas hareketi daha sınırlıdır.
Aynı miktarda ürünün bu iki kişide aynı sonucu oluşturması beklenmez.
Alın genişliği de önemlidir.
Daha geniş bir kas alanının tedavisi farklı dağılım gerektirebilir.
Daha dar alın yapısında ise uygulama alanı farklı olabilir.
Daha önce botulinum toksin uygulanmış kişilerde kalan kas aktivitesi de dikkate alınmalıdır.
Yeni uygulamanın yalnızca belirli bir ünite sayısına göre planlanması bu nedenle doğru değildir.
Ürün miktarı kadar ürünün hangi kas bölgesine ve nasıl dağıtıldığı önemlidir.
Daha fazla doz otomatik olarak daha uzun süreli, daha doğal veya daha başarılı sonuç oluşturmaz.
Hedef yeterli kas kontrolünü mümkün olan dengeli yüz ifadesiyle sağlamaktır.
Daha önce kötü bir deneyim yaşandıysa ne yapılır?
Bazı kişiler önceki uygulamalardan sonra kaşlarının ağırlaştığını, bir kaşın diğerinden daha yüksek kaldığını veya alınlarının beklediklerinden fazla hareketsiz olduğunu ifade edebilir.
Bu bilgiler yeni değerlendirme için oldukça değerlidir.
Geçmişte yaşanan durumun hangi bölgelerdeki kas hareketinden kaynaklanmış olabileceği değerlendirilebilir.
Hasta mümkünse eski uygulamanın ne zaman yapıldığını ve yaşadığı değişikliğin yaklaşık ne kadar sürdüğünü anlatmalıdır.
Önceki sonucun beğenilmemiş olması kişinin bir daha botulinum toksin yaptıramayacağı anlamına gelmez.
Ancak aynı anatomik risklerin yeniden oluşmaması için yeni planın daha dikkatli hazırlanması gerekir.
Özellikle kaş ağırlığı yaşamış kişilerde kaşların doğal dinlenme pozisyonu ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
Statik çizgiler neden hemen kaybolmayabilir?
Bir çizgi yıllardır yüz dinlenirken bile görünüyorsa cilt artık yalnızca kas hareketi sırasında katlanmıyordur.
Cilt dokusunda kalıcı bir oluk oluşmuş olabilir.
Botulinum toksin kas hareketini azaltarak çizginin tekrar tekrar katlanmasını sınırlar fakat mevcut cilt oluğunu fiziksel olarak ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle hasta uygulamanın hedefini doğru anlamalıdır.
Kas hareketi azaldığı hâlde ince bir çizgi görünmeye devam edebilir.
Zaman içerisinde cilt daha az katlandıkça bazı çizgilerin görünümü yumuşayabilir.
Cilt kalitesi, güneş hasarı veya yüzeysel kırışıklıklar belirginse farklı cilt uygulamalarının değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Ancak her çizgiye ek işlem uygulanması gerektiği düşünülmemelidir.
Öncelikle çizginin kaynağı belirlenmelidir.
Günlük yaşama dönüş nasıl olur?
Botulinum toksin uygulaması cerrahi bir operasyon olmadığı için genellikle uzun bir sosyal iyileşme dönemi gerektirmez.
Buna rağmen enjeksiyon noktalarında kısa süreli kızarıklık veya küçük kabarıklıklar görülebilir.
Bazı kişilerde morarma oluşabilir.
Önemli toplantı, düğün veya profesyonel çekim öncesinde bu olasılığın dikkate alınması faydalıdır.
Hasta enjeksiyon yapılan alanları gereksiz yere sert şekilde ovalamamalıdır.
Masaj, yoğun cilt bakımı ve fiziksel aktiviteye dönüş konusunda kişiye verilen öneriler takip edilmelidir.
Farklı internet kaynaklarında uygulama sonrasında birbirinden farklı süre önerileri görülebilir.
Kişinin kendi işlemi için Dr. Ömer Parıldar tarafından verilen yönlendirmeler esas alınmalıdır.
Spor ve sıcak ortamlar konusunda nelere dikkat edilir?
Düzenli spor yapan kişiler işlem sonrasında egzersiz düzenlerini ne zaman sürdürebileceklerini merak edebilir.
Yoğun egzersiz, sauna, hamam veya benzeri yüksek sıcaklıklı ortamlar konusunda uygulama sonrasında verilen kişisel önerilere uyulmalıdır.
Hastanın aynı gün ağır antrenman planlaması yerine uygulama öncesinde günlük programını belirtmesi daha doğru olur.
Özellikle profesyonel spor yapan veya günde birden fazla antrenmana katılan kişiler bu bilgiyi paylaşmalıdır.
Amaç günlük yaşamı gereksiz yere kısıtlamak değildir.
Aynı zamanda uygulamanın hemen ardından tedavi alanına gereksiz fiziksel baskı oluşturmaktan kaçınmak gerekir.
Yan etkiler ve istenmeyen sonuçlar
Botulinum toksin enjeksiyonlarından sonra en sık görülebilen geçici durumlar arasında enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, hassasiyet, küçük morluklar ve baş ağrısı bulunabilir.
Kaş pozisyonunda geçici değişiklik oluşabilir.
Bir kaş diğerinden daha yüksek veya düşük görünebilir.
Kaşlarda ağırlık hissi gelişebilir.
Üst göz kapağında düşüklük nadir ancak bilinen olası komplikasyonlardan biridir.
Ürünün istenmeyen kaslara etkisi de yüz ifadesini geçici olarak değiştirebilir.
Bu nedenle uygulama öncesindeki anatomi değerlendirmesi önem taşır.
Beklenmedik bir belirti geliştiğinde kişinin kendi kendine farklı ürün veya enjeksiyonlarla düzeltme arayışına girmemesi gerekir.
Dr. Ömer Parıldar ile iletişim kurularak mevcut durumun değerlendirilmesi daha doğru olur.
Botulinum toksinin etkisi kalıcı olmadığı için kas aktivitesi zaman içerisinde geri döner.
Ancak herhangi bir ciddi veya alışılmadık sistemik belirti gelişirse tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.
Kimlerde uygulama ertelenebilir veya uygun olmayabilir?
Her estetik enjeksiyon herkese otomatik olarak uygulanmaz.
Uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon bulunması durumunda işlem ertelenebilir.
Bazı nöromüsküler hastalıklar veya kullanılan belirli ilaçlar botulinum toksin açısından özel değerlendirme gerektirebilir.
Geçmişte botulinum toksine karşı ciddi reaksiyon yaşayan kişilerin bunu bildirmesi gerekir.
Hamilelik ve emzirme döneminde elektif kozmetik uygulamalar genellikle ertelenir.
Hastanın sağlık öyküsü bu nedenle yalnızca formalite olarak sorulmaz.
Daha önce geçirilen hastalıklar ve düzenli ilaçlar uygulama güvenliği açısından önemlidir.
Kişi kullandığı reçeteli ilacı yalnızca estetik işlem yapılacağı için kendi kararıyla bırakmamalıdır.
Alın botoksu ne kadar süre etkili olur?
Alın botoksu kalıcı bir uygulama değildir. Botulinum toksinin oluşturduğu kas hareketi azalması zaman içerisinde geriler ve frontalis kası kademeli olarak yeniden hareket etmeye başlar.
Etki süresi kişiden kişiye değişebilir.
Kasların başlangıçtaki gücü, uygulamanın kapsamı, bireysel metabolik özellikler ve önceki uygulama geçmişi bu süreyi etkileyebilir.
Hareket genellikle bir günde tamamen geri dönmez.
Önce hafif mimik aktivitesi başlar, ardından zaman içerisinde çizgiler tekrar daha görünür hâle gelebilir.
Tekrar uygulama için herkesin uyması gereken tek bir takvim bulunmaz.
Kas hareketi ve kişinin beklentisi yeniden değerlendirilerek sonraki işlem zamanı planlanabilir.
Çok sık uygulama yaptırmak veya yalnızca takvim zamanı geldiği düşüncesiyle işlem tekrarlamak yerine mevcut kas aktivitesine bakılması daha anlamlıdır.
Düzenli uygulama yaşlanmayı durdurur mu?
Hayır.
Kas hareketinin azaltılması, alın cildinin tekrar tekrar katlanmasını sınırlandırabilir.
Bu nedenle mimik çizgilerinin belirginliği üzerinde uzun vadede olumlu bir etki görülebilir.
Ancak cilt yaşlanması yalnızca mimiklerden kaynaklanmaz.
Güneşe maruziyet, genetik yapı, cilt elastikiyetindeki değişimler ve yaşam tarzı da önemlidir.
Botulinum toksin kolajen kaybını tamamen durdurmaz ve cildin biyolojik yaşlanmasını engellemez.
Bu nedenle işlemin amacı “yaşlanmamak” değil, belirli mimik çizgilerinin görünümünü kontrollü şekilde azaltmaktır.
Güneşten korunma, sigara kullanmamak ve kişinin cilt yapısına uygun bakım alışkanlıkları üst yüz görünümünün korunmasına ayrıca katkıda bulunabilir.
Kaş çatma bölgesiyle birlikte uygulanması gerekir mi?
Alın ile kaş çatma bölgesi birbirine yakın olsa da aynı kas gruplarından oluşmaz.
Kaşların arasında bulunan glabellar bölgedeki dikey çizgiler farklı kasların çalışmasıyla meydana gelir.
Bazı kişilerde hem yatay alın çizgileri hem de kaş çatma çizgileri belirgindir.
Bu durumda üst yüz kaslarının birlikte değerlendirilmesi anlamlı olabilir.
Ancak iki bölgenin beraber değerlendirilebilmesi, her hastaya mutlaka iki bölgenin de uygulanması gerektiği anlamına gelmez.
Kişinin yalnızca yatay çizgilerden rahatsız olması mümkündür.
Başka bir hastada ise alın ve kaş çatma kasları arasındaki dengenin birlikte planlanması daha uygun olabilir.
Tedavinin kapsamı ihtiyaç kadar olmalıdır.
Alın botoksu için Dr. Ömer Parıldar’ın yaklaşımı
Alın botoksu değerlendirmesinde Dr. Ömer Parıldar yalnızca yatay çizgilerin derinliğine bakmaz. Alın kasının hangi bölgelerde güçlü çalıştığını, kaşların dinlenme seviyesini, üst göz kapağındaki deri miktarını ve yüzün sağ-sol tarafındaki doğal farklılıkları birlikte değerlendirir.
Bazı kişiler güçlü mimiklerine rağmen yüksek kaş yapısına sahiptir.
Bazı hastalarda ise alın kası göz çevresinin açıklığını korumak için sürekli çalışan önemli bir destek mekanizması hâline gelmiştir.
Bu iki kişiye aynı enjeksiyon planının uygulanması beklenen yüz ifadesini oluşturmayabilir.
Kişisel değerlendirmede amaç, çizgilerin görünümünü azaltırken kaşların gereksiz şekilde ağırlaşmasından ve yüzün aşırı hareketsiz görünmesinden kaçınmaktır.
Uygulama öncesinde önceki botulinum toksin deneyimleri, istenen mimik seviyesi ve hastanın yüzünde özellikle korumak istediği özellikler de görüşülebilir.
Böylece standart bir uygulama şablonu yerine kişinin kendi üst yüz anatomisine göre planlama yapılabilir.
İletişim
Dr. Ömer Parıldar
Telefon: +90 546 198 81 35
WhatsApp: +90 546 198 81 35
E-posta: info@dromerparildar.com
Adres:
Basınköy, Florya Cd. No:15-17
34153 Bakırköy / İstanbul
Alın çizgilerinizin kas hareketleri, kaş pozisyonunuz ve üst göz kapağı yapınızla birlikte değerlendirilmesi için Dr. Ömer Parıldar ile bireysel muayene randevusu oluşturabilir; mimiklerinizi korumayı ve doğal üst yüz dengesini gözeten kişisel uygulama planınızı ayrıntılı biçimde görüşebilirsiniz.
İlgili bağlantı: https://www.dromerparildar.com/iletisim/
İlgili bağlantı: https://www.instagram.com/dromerparildar/