Richiedi un appuntamento
Liposuction ameliyatı

Liposuction ameliyatı

Liposuction ameliyatı vücudun belirli bölgelerinde yerleşmiş ve kilo kontrolüne rağmen kalıcılığını sürdüren lokalize yağ dokularının azaltılarak vücut konturunun yeniden düzenlenmesi amacıyla Dr. Ömer Parıldar tarafından kişiye özel olarak planlanabilen cerrahi uygulamalardan biridir. İşlem, bir kilo verme yöntemi olarak değil; mevcut vücut ağırlığına ve anatomik yapıya göre belirli alanların daha dengeli görünmesini sağlamaya yönelik bir şekillendirme yaklaşımı olarak değerlendirilir. Karın, bel, basen, sırt, uyluk, kol veya çene altı gibi farklı bölgelerde uygulanabilse de her bölgenin aynı teknik ve aynı miktarda yağ alma işlemiyle tedavi edilmesi doğru değildir.

Vücutta yağ dağılımı genetik yapı, hormonlar, yaş, cinsiyet, kilo geçmişi ve yaşam biçimiyle ilişkilidir. Bazı kişiler genel olarak ideal veya idealine yakın bir vücut ağırlığına sahip olsa bile karın çevresinde belirgin yağlanma yaşayabilir. Başka bir kişide bel, basen veya uyluk dış bölgesindeki lokalize yağ dokusu ön planda olabilir.

Düzenli egzersiz ve dengeli beslenme genel vücut yağ oranının kontrolüne yardımcı olabilir ancak vücudun hangi bölgesinden ne kadar yağ kaybedileceğini doğrudan belirlemek mümkün değildir. Bu nedenle kilo stabilitesine rağmen orantısız görünen bazı bölgeler kalabilir.

Dr. Ömer Parıldar tarafından yapılan değerlendirmede yalnızca yağ miktarına değil, deri elastikiyetine, kas yapısına, vücut oranlarına ve kişinin hangi bölgede değişiklik istediğine birlikte bakılır. Çünkü uygun bir sonuç için ne kadar yağ alınacağından çok, hangi bölgelerin ne ölçüde şekillendirileceği önemlidir.

Liposuction ameliyatı kimler için uygundur?

Liposuction ameliyatı genel sağlık durumu cerrahiye uygun olan, kilosu büyük ölçüde stabil seyreden ve vücudunun belirli bölgelerinde lokalize yağ birikimlerinden rahatsızlık duyan yetişkinlerde değerlendirilebilir.

İşlem için kişinin mutlaka çok zayıf olması gerekmez.

Bununla birlikte operasyonun obezite tedavisi amacı taşımadığı bilinmelidir. Vücut ağırlığının önemli ölçüde azaltılması hedefleniyorsa öncelikle kilo yönetimine yönelik uygun tıbbi yaklaşım değerlendirilmelidir.

Cerrahinin en anlamlı olduğu durum, kişinin genel kilosundan çok belirli bölgelerdeki orantısızlıktan rahatsız olmasıdır.

Örneğin bir kişi kilo verdiğinde yüz, kollar ve bacaklardan hacim kaybedebilir ancak bel çevresindeki yağ dokusu daha dirençli kalabilir. Başka bir kişide ise alt karın veya basen bölgesi vücudun geri kalanına göre daha dolgun görünebilir.

Deri kalitesi ayrıca önemlidir.

Yağ dokusu azaltıldıktan sonra üzerindeki derinin yeni hacme uyum sağlaması gerekir. Elastikiyeti iyi olan ciltlerde bu adaptasyon daha güçlü olabilir.

Belirgin deri gevşekliği bulunan hastalarda ise yalnızca yağ almak istenen sonucu oluşturmayabilir.

Gebelik, ileri düzey kilo değişimleri veya yaşa bağlı elastikiyet kaybı nedeniyle ciddi deri fazlalığı bulunan kişilerde karın germe, kol germe veya uyluk germe gibi farklı cerrahi işlemlerin değerlendirilmesi gerekebilir.

Hastanın tıbbi geçmişi de operasyon planının bir parçasıdır.

Kalp-damar hastalıkları, diyabet, kanama ve pıhtılaşma sorunları, geçirilmiş ameliyatlar, kullanılan ilaçlar ve sigara kullanımı Dr. Ömer Parıldar ile paylaşılmalıdır.

Amaç yalnızca işlem yapılabilir olup olmadığını belirlemek değil, cerrahi kapsamın hasta açısından güvenli olup olmadığını değerlendirmektir.

Lokalize yağlanma neden herkeste farklıdır?

Vücudun yağ depolama biçimi kişiden kişiye değişir.

Genetik yapı burada önemli rol oynar.

Bazı kişiler kilo aldığında yağ dokusunu öncelikle karın çevresinde depolar.

Bazılarında kalça ve uyluklar daha hızlı hacim kazanabilir.

Erkeklerde karın ve bel çevresi daha sık ön planda olabilirken kadınlarda kalça, basen ve uyluk bölgesinde yağ birikimi daha belirgin olabilir. Ancak bu dağılım herkes için aynı değildir.

Hormonal özellikler de yağ depolanmasını etkileyebilir.

Yaş ilerledikçe metabolizma ve vücut kompozisyonunda değişiklikler meydana gelebilir.

Kişinin geçmişte yaşadığı kilo değişimleri de mevcut vücut konturunun oluşmasına katkıda bulunur.

Daha önce önemli miktarda kilo vermiş bir kişinin vücudunda hem lokal yağ hem de deri gevşekliği aynı anda bulunabilir.

Bu nedenle bir bölge dışarıdan yalnızca “yağlı” görünse bile problem tamamen yağ dokusundan kaynaklanmıyor olabilir.

Karın bölgesinde örneğin deri fazlalığı, karın kaslarının durumu ve iç organların çevresinde bulunan visseral yağ da görünümü etkileyebilir.

Liposuction yalnızca deri altında bulunan subkutan yağ dokusuna uygulanır.

Karın boşluğunun içinde, organların çevresinde bulunan visseral yağ liposuction ile alınmaz.

Bu ayrım, hastanın operasyon sonrasında bekleyebileceği değişimin doğru anlaşılması açısından önemlidir.

Liposuction ameliyatı hangi bölgelerde uygulanabilir?

Liposuction ameliyatı vücudun farklı alanlarında uygulanabilir ancak her bölgenin anatomisi, deri kalitesi ve yağ dağılımı ayrı değerlendirilir.

Karın en sık değerlendirilen bölgelerden biridir.

Üst ve alt karındaki subkutan yağ dokusu incelenir. Ancak karındaki çıkıntının temel nedeni visseral yağ veya ileri derecede kas ayrılmasıysa sadece yağ alma işlemi yeterli olmaz.

Bel ve yan karın bölgesi, gövde konturunda önemli rol oynar.

Bu bölgede yapılan kontrollü şekillendirme bel hattının daha belirgin görünmesine katkıda bulunabilir.

Sırt bölgesinde sütyen hattı çevresindeki veya alt sırt bölümündeki lokalize birikimler ayrıca değerlendirilebilir.

Basen ve dış uyluk bölgesinde bulunan yağ dokuları, kalça ile bacak arasındaki oranı etkileyebilir.

İç uylukta ise yağ alma miktarının dikkatli planlanması gerekir. Aşırı yağ alınması yüzey düzensizliklerine veya deri gevşekliğinin daha görünür hâle gelmesine neden olabilir.

Diz içleri gibi daha küçük alanlarda da seçilmiş hastalarda kontur düzenlemesi değerlendirilebilir.

Üst kol bölgesindeki yağlanma da bazı kişilerde tedavi edilebilir. Ancak ileri derecede deri sarkması varsa kol germe ameliyatı daha anlamlı olabilir.

Çene altı ve boyun başlangıcındaki lokalize yağ dokusu, deri elastikiyeti uygun hastalarda değerlendirilebilecek başka bir alandır.

Burada yüz ve boyun kemik yapısı, çene projeksiyonu ve deri kalitesi sonucu önemli ölçüde etkiler.

Dr. Ömer Parıldar hangi bölgelerin aynı seansta tedavi edilebileceğini toplam cerrahi kapsam üzerinden değerlendirir. Birden fazla bölgenin mevcut olması, mutlaka hepsinin aynı operasyonda ele alınacağı anlamına gelmez.

Deri kalitesi neden önemlidir?

Yağ hücreleri azaltıldıktan sonra üzerindeki deri yeni vücut hacmine adapte olmaya çalışır.

Cildin elastikiyeti yüksekse bu adaptasyon daha başarılı olabilir.

Ancak ileri derecede gevşek ciltlerde durum farklıdır.

Özellikle büyük kilo kaybı yaşamış kişilerde deri ve yağ dokusu birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

Karın bölgesinde aşağı doğru sarkan geniş bir deri katlantısı varsa sadece alttaki yağın azaltılması sarkmayı ortadan kaldırmaz.

Hatta hacmin daha fazla azalmasıyla gevşek deri daha dikkat çekici hâle gelebilir.

Aynı durum kollar ve uyluklar için de geçerlidir.

Bu nedenle ameliyat planlanmadan önce deri kalitesinin değerlendirilmesi çok önemlidir.

Yaş burada etkili faktörlerden biridir ancak tek belirleyici değildir.

Genç bir hastada da gebelik veya büyük kilo değişimleri sonrasında belirgin deri gevşekliği bulunabilir.

Daha ileri yaşta olan başka bir kişinin ise cilt elastikiyeti görece iyi olabilir.

Genetik faktörler, güneş hasarı, sigara kullanımı ve geçmiş kilo değişimleri de cilt kalitesini etkileyebilir.

Liposuction ameliyatı nasıl yapılır?

Liposuction ameliyatı planlanan bölgelerde deri altında bulunan yağ dokusunun ince kanüller yardımıyla kontrollü şekilde azaltılmasına dayanır. Operasyon öncesinde Dr. Ömer Parıldar hastayı ayakta değerlendirerek işlem yapılacak alanları işaretleyebilir. Bu aşama önemlidir çünkü vücut konturu hasta yattığında farklı görünür.

Cerrahi işlem için küçük kesiler oluşturulur.

Bu kesiler genellikle kanüllerin yağ dokusuna ulaşabileceği uygun noktalarda planlanır.

Tedavi alanına özel bir sıvı verilmesi cerrahi planın parçası olabilir.

Ardından ince kanüller deri altındaki yağ dokusu içerisinde kontrollü şekilde hareket ettirilir.

Yağ dokusu belirlenen bölgelerden azaltılır.

İşlem sırasında amaç her noktadan aynı miktarda yağ çıkarmak değildir.

Vücutta doğal geçişlerin korunması gerekir.

Örneğin bel bölgesindeki fazla yağ azaltılırken kalça ve gövdenin diğer bölümleriyle uyumlu bir geçiş bırakılmalıdır.

Aşırı yağ çıkarılması yüzey düzensizlikleri oluşturabileceği gibi doğal olmayan bir kontura da neden olabilir.

Bu nedenle cerrahi hedef “mümkün olan en fazla yağın alınması” değildir.

Operasyon sonunda küçük kesi bölgeleri uygun şekilde kapatılır veya cerrahi tekniğe göre yönetilir.

Kompresyon korsesi kullanılabilir.

Anestezi yöntemi ve hastanede kalış süresi, tedavi edilecek alan sayısına ve operasyonun kapsamına göre belirlenir.

Kaç litre yağ alınabilir?

Hastaların sık sorduğu konulardan biri ne kadar yağ alınacağıdır.

Ancak işlemin başarısını litre miktarı üzerinden değerlendirmek doğru değildir.

Alınabilecek yağ miktarı kişinin kilosuna, sağlık durumuna, tedavi edilecek alanlara, kullanılan tekniklere ve operasyon güvenliğine bağlıdır.

Aynı miktardaki yağ iki farklı kişide aynı görünüm değişikliğini oluşturmaz.

Bir hastada bel bölgesinden nispeten sınırlı miktarda yağ çıkarılması bile konturu belirgin biçimde değiştirebilir.

Başka bir hastada daha geniş bölgelerin tedavi edilmesi gerekebilir.

Cerrahide öncelik vücut oranları ve güvenliktir.

Sadece daha yüksek miktarda yağ alınmasını hedeflemek operasyon süresini ve cerrahi yükü artırabilir.

Dr. Ömer Parıldar, işlem kapsamını hastanın mevcut anatomisi üzerinden belirler.

Bu nedenle muayene yapılmadan kaç litre yağ alınacağı üzerinden sonuç tahmini yapmak sağlıklı değildir.

Liposuction ile kilo verilir mi?

Liposuction sonrasında tartıda belirli bir azalma görülebilir çünkü vücuttan yağ dokusu çıkarılmıştır.

Ancak bu işlem kilo verme yöntemi olarak kullanılmaz.

Ana hedef tartıdaki rakam değil, vücut konturudur.

Bir kişinin yüksek miktarda kilo vermesi gerekiyorsa beslenme, egzersiz ve gerektiğinde tıbbi kilo yönetimi yaklaşımları önceliklidir.

Liposuction, kilo stabilitesine ulaştıktan sonra belirli bölgelerde kalan lokal yağ birikimlerinin şekillendirilmesine yönelik düşünülebilir.

Bu ayrım ameliyat sonrası beklentiler açısından önemlidir.

Operasyondan sonra hedeflenen sonuç yalnızca kilogram kaybı üzerinden takip edilmemelidir.

Bel çevresinin görünümü, vücut oranları ve kıyafetlerin oturuşu daha anlamlı değerlendirme ölçütleri olabilir.

Ameliyat sonrası korse neden kullanılır?

Kompresyon korseleri işlem sonrasında bazı hastalarda önerilebilir.

Korse, tedavi edilen dokulara destek sağlamak ve ödemin yönetimine katkıda bulunmak amacıyla kullanılır.

Hangi korsenin kullanılacağı, ne kadar süre takılacağı ve gün içerisinde ne zaman çıkarılabileceği kişiye özel belirlenmelidir.

Daha sıkı korsenin daha hızlı veya daha iyi bir sonuç sağlayacağı düşüncesi doğru değildir.

Aşırı basınç cildi ve dolaşımı olumsuz etkileyebilir.

Korse vücuda uygun şekilde oturmalı ancak rahatsız edici düzeyde sıkıştırmamalıdır.

Hastalar korse üzerinde kendi kendine değişiklik yapmak yerine Dr. Ömer Parıldar’ın önerdiği kullanım düzenini takip etmelidir.

Ödem azaldıkça korsenin vücuda oturuşu değişebilir.

Bu nedenle kontrol döneminde korse uygunluğu da değerlendirilebilir.

Liposuction ameliyatı sonrası iyileşme

Liposuction ameliyatı sonrasında tedavi edilen bölgelerde ödem, morluk, hassasiyet ve geçici sertlikler görülebilir. İlk günlerde vücut konturunun beklenenden daha şiş görünmesi normal olabilir. Bu nedenle ameliyatın hemen sonrasındaki görüntü nihai sonuç olarak değerlendirilmemelidir.

Ödemin önemli bir bölümü zaman içerisinde azalır.

Ancak dokuların tamamen yumuşaması daha uzun sürebilir.

Bazı bölgelerde sertlik veya düzensizlik hissedilebilir.

Bu değişiklikler iyileşme ilerledikçe azalabilir.

Tedavi edilen alanlar aynı hızda iyileşmek zorunda değildir.

Örneğin bel bölgesindeki şişlik daha hızlı azalırken alt karında ödem daha uzun süre kalabilir.

Hafif yürüyüşler tıbben uygun olduğu dönemde başlanabilir.

Tamamen hareketsiz kalmak doğru değildir.

Buna karşılık yoğun egzersiz, ağır kaldırma ve tedavi alanlarını zorlayan hareketler başlangıçta sınırlandırılır.

Hastanın günlük aktivitelere dönüşü yapılan işlemin genişliğine göre belirlenir.

Tek küçük alanın tedavisi ile karın, bel ve sırtın aynı anda ele alındığı geniş operasyon aynı iyileşme süresine sahip değildir.

Kontrol muayenelerinde ödem, kesi noktaları ve kontur gelişimi değerlendirilir.

İşe dönüş ne zaman olur?

İşe dönüş hastanın mesleğine ve tedavi edilen bölgelere göre değişir.

Masa başı çalışan bir hasta daha erken dönemde işine dönebilir.

Buna rağmen uzun süre aynı pozisyonda oturmak özellikle karın ve bel bölgesi tedavi edilmişse başlangıçta rahatsızlık verebilir.

Fiziksel iş yapan kişilerin daha uzun süre beklemesi gerekebilir.

Ağır kaldırma, sürekli eğilme veya yoğun hareket gerektiren işlerde tedavi alanları daha fazla zorlanabilir.

Hastanın ameliyat öncesinde günlük iş düzenini anlatması önemlidir.

Evden çalışma imkânı olan kişilerde kademeli dönüş daha rahat olabilir.

Kendini enerjik hissetmeye başlamak iç dokuların tamamen iyileştiği anlamına gelmez.

Bu nedenle normal çalışma temposuna kontrollü biçimde dönülmelidir.

Spor ne zaman başlanabilir?

Egzersize dönüş aşamalı yapılmalıdır.

Kısa yürüyüşler erken dönemde başlatılabilir.

Daha tempolu yürüyüş, koşu ve ağırlık çalışmalarına geçiş ise daha sonra planlanır.

Tedavi edilen bölgeye göre egzersiz seçimi değişebilir.

Karın ve bel tedavisinde yoğun core egzersizleri rahatsızlık verebilir.

Uyluk bölgesi işlem görmüşse koşu veya alt vücut ağırlık çalışmaları daha fazla iyileşme gerektirebilir.

Kol bölgesinde işlem yapıldıysa üst vücut egzersizlerine dönüş ayrıca değerlendirilir.

Yüzme için küçük kesi bölgelerinin tamamen iyileşmiş olması gerekir.

Hastanın düzenli yaptığı sporları Dr. Ömer Parıldar’a önceden anlatması kişisel bir egzersize dönüş programı oluşturulmasına yardımcı olur.

Sonuç ne zaman belirginleşir?

Yağ dokusu ameliyat sırasında azaltıldığı için vücut konturunda erken dönemde değişiklik görülebilir.

Ancak ödem sonucu gizleyebilir.

Özellikle geniş bölgelerde yapılan işlemlerden sonra ilk haftalarda vücut beklenenden daha şiş olabilir.

Ödem azaldıkça yeni kontur daha net hâle gelir.

Deri de yeni hacme uyum sağlamaya devam eder.

Bu süreç kişinin cilt elastikiyetine göre farklı hızda ilerleyebilir.

Sonucun birkaç günlük fotoğraflarla değerlendirilmesi doğru değildir.

Aynı şekilde sağ ve sol taraftaki şişlik eşit olmayabilir.

Geçici asimetri iyileşmenin erken döneminde görülebilir.

Dokuların daha ileri iyileşme aşamasında değerlendirilmesi gerekir.

Liposuction ameliyatı ile çıkarılan yağ hücreleri aynı şekilde geri gelmez ancak kalan yağ hücreleri gelecekte kilo alınması durumunda büyüyebilir. Bu nedenle operasyon sonrasında kilo stabilitesinin korunması elde edilen konturun uzun vadede devam etmesine yardımcı olur.

Yağlar tekrar oluşur mu?

İşlem sırasında çıkarılan yağ hücreleri tedavi edilen bölgede kalıcı olarak azaltılmış olur.

Ancak vücutta çok sayıda yağ hücresi bulunmaya devam eder.

Kişi ameliyattan sonra belirgin kilo alırsa kalan yağ hücrelerinin hacmi büyüyebilir.

Bu durum tedavi edilen bölgelerde de yeniden hacim artışı oluşturabilir.

Vücudun diğer bölgelerinde de yağlanma meydana gelebilir.

Bu nedenle operasyon kilo kontrolüne karşı kalıcı bir koruma sağlamaz.

Dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite cerrahi sonrasında da önemlidir.

Büyük kilo değişimlerinden kaçınmak vücut oranlarının daha stabil kalmasını destekler.

Gebelik de karın ve bel bölgesinin görünümünü değiştirebilir.

Yakın dönemde gebelik planlayan kişilerin cerrahi zamanlamayı bu açıdan da değerlendirmesi yararlı olabilir.

Selülit için uygulanır mı?

Liposuction selülit tedavisi olarak düşünülmemelidir.

Selülit yalnızca yağ dokusundan kaynaklanmaz.

Cilt altındaki bağ dokularının yapısı ve deri yüzeyindeki çekintiler görünüm üzerinde rol oynar.

Yağ miktarının azaltılması bazı bölgelerde genel konturu değiştirebilir ancak mevcut selülitin tamamen kaybolacağı garanti edilemez.

Bazı yüzey düzensizlikleri ameliyattan sonra da devam edebilir.

Bu nedenle temel şikâyeti selülit olan bir kişinin işlemden beklediği sonucu açık şekilde anlatması önemlidir.

Dr. Ömer Parıldar muayene sırasında yüzey problemi ile lokal yağlanmayı birbirinden ayırarak hangi değişimin gerçekçi olduğunu açıklayabilir.

Olası riskler nelerdir?

Her cerrahi işlemde olduğu gibi liposuction uygulamalarında da olası komplikasyonlar bulunur.

Kanama ve enfeksiyon gelişebilir.

Kesi noktalarında iyileşme sorunları oluşabilir.

Tedavi edilen alanlarda his değişiklikleri ve geçici uyuşukluk görülebilir.

Ödem beklenenden uzun sürebilir.

Seroma adı verilen sıvı birikimleri meydana gelebilir.

Kontur düzensizlikleri önemli risklerden biridir.

Yağ tabakasının farklı kalınlıklarda kalması veya derinin eşit şekilde adapte olmaması yüzeyde dalgalanma oluşturabilir.

Doğal asimetri de tamamen ortadan kalkmayabilir.

Ciltte renk değişiklikleri veya geçici sertlikler görülebilir.

Kan pıhtısı ve anesteziyle ilişkili sorunlar cerrahinin genel riskleri arasında yer alır.

Geniş alanlarda gerçekleştirilen yağ alma işlemlerinde operasyon kapsamının kontrollü tutulması önemlidir.

Güvenli cerrahi sınırlar, alınabilecek maksimum yağ miktarından daha önemlidir.

Ameliyat sonrasında aniden başlayan nefes darlığı, göğüs ağrısı veya bayılma acil tıbbi yardım gerektirir.

Tek bacakta yeni başlayan belirgin ağrı ve şişlik de hızlı değerlendirilmelidir.

Kesi alanında giderek artan kızarıklık, ateş veya olağan dışı akıntı oluşması hâlinde de tıbbi değerlendirme gerekir.

İstanbul dışından gelen hastalar nasıl planlama yapmalı?

Başka şehirden veya ülkeden İstanbul’a gelen hastaların operasyonun yanında erken dönem kontrolleri de planlaması gerekir.

Tedavi geniş bir vücut alanını kapsıyorsa ilk günlerde hareket daha zor olabilir.

Korse kullanımı da seyahat konforunu etkileyebilir.

Uzun süre hareketsiz yolculuk etmek cerrahi sonrası pıhtı riski açısından değerlendirilmesi gereken bir durumdur.

Bu nedenle dönüş tarihi yalnızca uçuş veya otel planına göre belirlenmemelidir.

Hastanın ne zaman uzun yolculuk yapabileceğini Dr. Ömer Parıldar ile görüşmesi önemlidir.

Ağır valiz taşımak da erken dönemde uygun olmayabilir.

Mümkün olduğunda refakatçiyle seyahat edilmesi rahatlık sağlayabilir.

İstanbul’dan ayrılmadan önce korsenin nasıl kullanılacağı, kesi noktalarının bakımı ve kontrol süreci anlaşılmış olmalıdır.

Beklenmedik bir sorun geliştiğinde uzaktan iletişimin yanı sıra gerektiğinde fiziksel muayeneye erişim planı da bulunmalıdır.

Operasyon maliyetini neler belirler?

Maliyet tedavi edilecek bölge sayısına ve işlemin kapsamına göre değişir.

Tek bir küçük alanın şekillendirilmesi ile karın, bel ve sırt gibi geniş bir gövde alanının tedavisi aynı cerrahi plan değildir.

Operasyon süresi buna göre değişebilir.

Anestezi yöntemi ve hastane gereksinimi de toplam süreci etkiler.

Kompresyon korseleri, gerekli tetkikler ve takip programı tedavi planının parçaları olabilir.

Başka bir vücut şekillendirme işlemiyle kombinasyon yapılacaksa cerrahi kapsam ayrıca değişir.

Bu nedenle kişiye özel muayene yapılmadan standart bir işlem planı oluşturmak doğru değildir.

Öncelikle hangi bölgelerin tedavi edilmesi gerektiği, deri kalitesinin uygun olup olmadığı ve operasyonun tek seansta hangi kapsamda güvenle gerçekleştirilebileceği belirlenmelidir.

Bundan sonra maliyet çok daha anlamlı biçimde değerlendirilebilir.

Dr. Ömer Parıldar

Vücut şekillendirme cerrahisinde yalnızca alınan yağ miktarı üzerinden değerlendirme yapılması doğru değildir. Dr. Ömer Parıldar; yağ dokusunun dağılımını, cilt elastikiyetini, kas ve kemik yapısını, mevcut vücut oranlarını ve hastanın hangi değişikliği istediğini birlikte değerlendirir.

Bazı hastalarda tek bir bölgeye sınırlı müdahale yeterli olabilir.

Bazı kişilerde karın, bel ve sırtın bir bütün olarak değerlendirilmesi daha dengeli sonuç sağlayabilir.

Belirgin deri fazlalığı olan hastalarda ise yalnızca yağ alma işlemi yerine farklı cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.

Liposuction ameliyatı konusunda doğru planlama, mümkün olduğunca çok yağ çıkarmaya değil; kişinin vücut yapısına uygun, kontrollü ve doğal geçişleri koruyan bir kontur oluşturmaya odaklanmalıdır.

Bireysel muayene sırasında tedavi edilecek bölgeler, deri kalitesi, iyileşme süreci, korse kullanımı ve cerrahinin sınırları ayrıntılı biçimde değerlendirilebilir.

İletişim

Dr. Ömer Parıldar

Telefon: +90 546 198 81 35
WhatsApp: +90 546 198 81 35
E-posta: info@dromerparildar.com

Adres:
Basınköy, Florya Cd. No:15-17
34153 Bakırköy / İstanbul

Vücudunuzdaki lokalize yağlanmanın hangi bölgelerde cerrahi olarak şekillendirilebileceğini değerlendirmek için Dr. Ömer Parıldar ile bireysel muayene randevusu oluşturabilir, size uygun vücut konturlama planını ayrıntılı biçimde görüşebilirsiniz.

İlgili bağlantı: https://www.dromerparildar.com/iletisim/

İlgili bağlantı: https://www.instagram.com/dromerparildar/

Torna al blog

Leave a comment

WhatsApp
Dr. Ömer Parıldar Assistenza online · WhatsApp
Buongiorno, come possiamo aiutarti? Puoi scriverci subito per informazioni sui trattamenti, sugli appuntamenti o sul percorso.