Yüz mezoterapisi

Yüz mezoterapisi ciltte kuruluk, mat görünüm, yüzeysel ince çizgiler veya genel cilt kalitesindeki değişikliklerin Dr. Ömer Parıldar tarafından kişiye özel olarak değerlendirilmesi sonrasında, seçilmiş içeriklerin çok küçük miktarlarda cilt içine veya yüzeysel doku katmanlarına uygulanmasını kapsayan medikal estetik yöntemlerden biridir. Uygulamanın amacı yüzün şeklini dolgu maddelerinde olduğu gibi belirgin biçimde değiştirmek veya mimik kaslarını botulinum toksin uygulamalarındaki gibi azaltmak değildir. Kullanılan içeriğe ve kişinin cilt yapısına göre daha çok nem desteği, cilt yüzeyinin daha canlı görünmesi ve cilt kalitesinin desteklenmesi hedeflenir. Bununla birlikte mezoterapi tek bir standart içerikten oluşmaz; uygulanan ürünlerin bileşimi, konsantrasyonu ve uygulama protokolü değişebildiği için kişinin gerçekten hangi işleme ihtiyaç duyduğunun önceden belirlenmesi önemlidir.
Yüz derisi yaş, güneş maruziyeti, çevresel koşullar, uyku düzeni, sigara kullanımı, genetik özellikler ve günlük bakım alışkanlıklarından etkilenebilir.
Bazı kişiler cildinin özellikle mevsim geçişlerinde daha kuru veya mat olduğunu fark eder.
Başka kişilerde yüzeysel ince çizgiler daha dikkat çekici hâle gelebilir.
Bir diğer kişide ise temel sorun cildin kalitesinden çok mimik çizgileri, hacim kaybı, pigmentasyon veya belirgin deri gevşekliği olabilir.
Bu sorunların tamamının aynı enjeksiyon uygulamasıyla düzeltilebileceğini düşünmek doğru değildir.
Dr. Ömer Parıldar yüz değerlendirmesinde öncelikle hastanın neyi değiştirmek istediğini anlamaya çalışır. Ciltteki problem nem kaybı mı, güneş hasarı mı, mimik çizgileri mi, hacim eksikliği mi yoksa gevşeklik mi? Bu ayrım yapılmadan seçilen tedavi, kişinin beklentisini karşılamayabilir.
Yüz mezoterapisi kimler için değerlendirilebilir?
Yüz mezoterapisi cildinde kuruluk, matlık veya yüzeysel kalite değişiklikleri bulunan ve enjeksiyon temelli cilt destek uygulamalarına uygun yetişkinlerde değerlendirilebilir. Ancak uygulama için belirli bir yaş sınırına ulaşmış olmak gerekmez ve herkesin düzenli olarak mezoterapi yaptırması gerektiği şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.
Genç bir kişinin cildi dönemsel olarak susuz kalabilir.
Daha ileri yaştaki başka bir kişide ise yalnızca nem kaybı değil, belirgin elastikiyet azalması ve doku gevşekliği bulunabilir.
Bu iki kişinin ihtiyacı farklıdır.
Ciltte aktif enfeksiyon, açık yara veya yoğun iltihap bulunduğunda enjeksiyon uygulamalarının ertelenmesi gerekebilir.
Aktif uçuk bulunan bölgelerde de işlem yapılması uygun olmayabilir.
Daha önce sık uçuk geçiren kişilerin bu durumu muayene sırasında belirtmesi önemlidir.
Kanama veya morarma eğilimini etkileyebilecek ilaçlar kullanan kişiler kullandıkları tüm reçeteli ilaç ve destek ürünlerini Dr. Ömer Parıldar ile paylaşmalıdır.
Herhangi bir reçeteli ilaç yalnızca estetik işlem yapılacağı gerekçesiyle kişinin kendi kararıyla bırakılmamalıdır.
Hamilelik ve emzirme döneminde elektif estetik enjeksiyon uygulamalarının ertelenmesi genellikle tercih edilir.
Kullanılacak ürüne karşı bilinen alerji öyküsü veya daha önce enjeksiyon sonrasında ciddi reaksiyon gelişmiş olması da değerlendirilmelidir.
Cilt hastalıkları bulunan kişilerde aktif hastalığın durumu önemlidir.
Rosacea, egzama veya benzeri hassasiyetlerin alevlenme dönemlerinde her enjeksiyon uygulaması uygun olmayabilir.
Bu nedenle cildin yalnızca nasıl göründüğüne değil, mevcut sağlık durumuna da bakılması gerekir.
Mezoterapi tam olarak ne yapar?
Mezoterapi terimi, çeşitli ürünlerin çok küçük enjeksiyonlarla cilt içerisine uygulanmasını tanımlar.
Burada tek bir evrensel formül bulunmaz.
Kullanılan ürünlerin içeriği uygulamanın amacına göre değişebilir.
Bazı formülasyonlarda hyalüronik asit gibi su tutma özelliği bulunan bileşenler yer alabilir.
Bazı protokollerde amino asitler, vitaminler veya cilt destek amacıyla kullanılan farklı maddeler değerlendirilebilir.
Ancak kullanılan her içeriğin etkinliği ve bilimsel kanıt düzeyi aynı değildir.
Bu nedenle yalnızca içerisinde çok sayıda bileşen bulunmasının daha iyi sonuç oluşturacağı düşünülmemelidir.
Daha fazla madde veya daha yoğun ürün otomatik olarak daha güçlü cilt yenilenmesi anlamına gelmez.
Uygulamanın gerçekçi hedefi kişinin cilt problemine göre belirlenmelidir.
Özellikle hyalüronik asit içeren bazı yüzeysel uygulamalarda cildin su tutma kapasitesinin desteklenmesi ve daha nemli görünmesi amaçlanabilir.
Ancak bu uygulamalar klasik hacim dolgularıyla aynı değildir.
Ürünün yapısı, uygulama derinliği ve hedeflenen etki farklıdır.
Cildin nemli ve canlı görünmesi de yüzün kemik ve yağ dokularının şeklinin değiştiği anlamına gelmez.
Cilt kuruluğu ile hacim kaybı aynı şey değildir
Cilt kuruluğu genellikle yüzeysel dokuların nem dengesini ilgilendirir.
Hacim kaybı ise daha derindeki yağ dokuları, kemik desteği veya yumuşak dokularla ilişkili olabilir.
Örneğin yanak bölgesinde belirgin çöküklüğü bulunan bir kişide yalnızca yüzeysel enjeksiyon yapmak bu hacim eksikliğini düzeltmez.
Benzer şekilde göz altında yapısal çöküklük varsa cilt kalitesini desteklemek, anatomik oluğun tamamen kaybolmasını sağlamaz.
Bu ayrım hastanın beklentisini doğru belirlemek açısından önemlidir.
Kişi aynaya baktığında yüzünün yorgun göründüğünü söyleyebilir.
Ancak bu görünüm kuruluk dışında göz altı çöküklüğü, yanak hacim kaybı veya pigmentasyon nedeniyle oluşabilir.
Dr. Ömer Parıldar değerlendirme sırasında görünümün hangi anatomik düzeyden kaynaklandığını anlamaya çalışır.
Tedavi bu değerlendirmeden sonra planlanmalıdır.
İnce çizgiler tamamen kaybolur mu?
Yüzeysel ince çizgiler cildin nem düzeyinden etkilenebilir.
Kuru ciltte çizgiler daha belirgin görünebilir.
Cilt daha iyi nemlendiğinde bazı ince çizgilerin görünümü daha yumuşak hâle gelebilir.
Ancak her kırışıklık yüzeysel değildir.
Kaş çatma, alın veya göz çevresindeki bazı çizgiler mimik kaslarının hareketiyle oluşur.
Bu çizgilerde temel etken kas aktivitesidir.
Derin ve yıllardır mevcut olan kırışıklıklarda ise cildin yapısal değişiklikleri daha belirgindir.
Bu nedenle mezoterapiyi bütün kırışıklıkları yok eden bir yöntem olarak değerlendirmek doğru olmaz.
Mimik çizgileri için botulinum toksin, hacim kaybı için dolgu veya belirli cilt problemleri için başka yöntemler ayrı mekanizmalarla çalışır.
Doğru tedaviyi seçebilmek için çizginin neden oluştuğunu belirlemek gerekir.
Yüz mezoterapisi nasıl planlanır?
Yüz mezoterapisi planlanırken Dr. Ömer Parıldar öncelikle cildin mevcut durumunu, kişinin yaşını değil biyolojik cilt özelliklerini, daha önce yaptırdığı işlemleri ve hangi değişiklikten rahatsız olduğunu değerlendirir. Ciltteki nem kaybı, yüzeysel çizgiler, renk eşitsizlikleri, hassasiyet ve aktif dermatolojik sorunlar ayrı ayrı ele alınır.
Hastanın kullandığı günlük cilt bakım ürünleri de önemli olabilir.
Retinoid, asit veya güçlü peeling etkisi bulunan ürünler kullanan kişilerde işlem öncesi ve sonrası bakım düzeni farklı olabilir.
Kişi yakın zamanda kimyasal peeling, lazer veya başka bir enjeksiyon uygulaması yaptırdıysa bunun zamanı da paylaşılmalıdır.
Cilt aynı anda çok sayıda işlemle gereksiz şekilde zorlanmamalıdır.
Uygulama alanları da kişiselleştirilir.
Bir kişinin temel problemi yanaklardaki kuruluk olabilir.
Başka bir hastada ağız çevresi veya alın daha fazla dikkat çekebilir.
Her bölgenin cilt kalınlığı ve hassasiyeti farklı olduğundan enjeksiyonların derinliği ve dağılımı aynı olmak zorunda değildir.
Kullanılacak ürünün içeriği ve kişinin bu içeriklere uygunluğu ayrıca değerlendirilir.
Standart bir “kokteyl” yaklaşımı yerine neyin neden kullanılacağı anlaşılmalıdır.
Uygulama öncesinde cilt analizi neden önemlidir?
Bir kişinin cildi mat göründüğünde ilk düşünce her zaman enjeksiyon olmamalıdır.
Cilt bakım düzeni, güneşten korunma alışkanlığı, aşırı peeling kullanımı veya dermatolojik hastalıklar da görünümü etkileyebilir.
Örneğin bariyeri bozulmuş ve tahriş olmuş bir cilde yeni enjeksiyonlar yapmak yerine öncelikle cilt bariyerinin toparlanması gerekebilir.
Benzer şekilde yoğun pigmentasyon bulunan bir kişinin temel beklentisi cilt renginin açılmasıysa, nem desteği sağlayan bir uygulama bu beklentiyi karşılamayabilir.
Bu nedenle işlemden önce hastanın beklentisi somutlaştırılmalıdır.
“Cildim daha iyi görünsün” çok genel bir hedeftir.
“Kuruluk hissimin azalmasını istiyorum” veya “ince yüzey çizgilerinin daha yumuşak görünmesini istiyorum” gibi daha spesifik hedefler tedaviyi doğru planlamaya yardımcı olur.
Yüz mezoterapisi sırasında uygulama nasıl yapılır?
Yüz mezoterapisi sırasında cilt temizlendikten sonra uygulanacak bölgeler belirlenir. Gerektiğinde cilt üzerine lokal uyuşturucu krem uygulanabilir. Ardından seçilen ürün çok ince iğneler veya uygulama protokolüne uygun enjeksiyon teknikleri kullanılarak küçük miktarlarda belirlenen alanlara verilir.
İşlem sırasında küçük batma veya yanma hissi oluşabilir.
Ağrı eşiği kişiden kişiye değiştiği için bazı kişiler uygulamayı oldukça rahat tolere ederken bazıları daha hassas olabilir.
Enjeksiyon noktalarında küçük kabarıklıklar oluşabilir.
Bunlar kullanılan ürünün cilt içerisinde geçici olarak oluşturduğu görüntüyle ilişkili olabilir.
Genellikle zaman içerisinde azalır.
Uygulama süresi işleme dahil edilen alanların genişliğine göre değişebilir.
Yalnızca yanaklara sınırlı işlem yapılmasıyla yüzün daha geniş bölümünün tedavi edilmesi aynı kapsamda değildir.
İşlemin kısa sürmesi, komplikasyon riskinin bulunmadığı anlamına gelmez.
Enjeksiyon yapılan her uygulamada sterilite, ürün güvenliği ve anatomik değerlendirme önem taşır.
Kaç seans uygulanması gerekir?
Mezoterapi için herkesin uyması gereken tek bir seans sayısı bulunmaz.
Kullanılan ürünün özellikleri, kişinin cilt durumu, hedeflenen değişiklik ve uygulamaya verilen yanıt planı etkiler.
Bazı protokoller başlangıç döneminde birden fazla seans içerebilir.
Bazı kişilerde ise daha seyrek uygulamalar değerlendirilebilir.
Ancak seans sayısının fazla olması otomatik olarak daha iyi sonuç anlamına gelmez.
Her uygulamadan sonra cildin nasıl yanıt verdiği takip edilmelidir.
Belirgin fayda görülmediği hâlde aynı işlemi sürekli tekrarlamak yerine tedavinin uygunluğu yeniden değerlendirilmelidir.
Kişinin yalnızca paket program tamamlamak amacıyla gereksiz seanslara yönlendirilmesi doğru bir yaklaşım değildir.
Dr. Ömer Parıldar takip sırasında cildin verdiği yanıtı gözlemleyerek sonraki uygulamaların gerekli olup olmadığına karar verebilir.
Uygulama sonrasında yüzde nasıl bir görünüm oluşur?
İşlemin hemen sonrasında enjeksiyon noktalarında kızarıklık görülebilir.
Küçük kabarıklıklar ve hassasiyet oluşabilir.
Bazı kişilerde noktasal morluklar meydana gelebilir.
Cilt birkaç saat boyunca normalden daha hassas hissedilebilir.
Uygulamanın ertesi günü herkesin tamamen izsiz görüneceği garanti edilemez.
Özellikle kolay moraran kişilerde küçük morluklar birkaç gün daha görülebilir.
Bu nedenle düğün, profesyonel çekim veya önemli bir toplantının hemen öncesinde işlem yaptırmak yerine iyileşme için zaman bırakmak daha rahat olabilir.
Kişinin işlemden hemen sonra cildini sürekli dokunarak kontrol etmesi gerekmez.
Enjeksiyon alanlarının gereksiz manipülasyondan korunması önemlidir.
Yüz mezoterapisi sonrası nelere dikkat edilmelidir?
Yüz mezoterapisi sonrasında enjeksiyon bölgelerine sert masaj yapılmaması, cildin gereksiz biçimde ovalanmaması ve işlem sonrası kişiye verilen bakım önerilerinin uygulanması önemlidir. İlk dönemde cilt daha hassas olabileceği için güçlü peeling veya yoğun mekanik bakım uygulamalarının ertelenmesi gerekebilir.
Makyaja dönüş zamanı ciltteki kızarıklık ve iğne girişlerinin durumuna göre değerlendirilmelidir.
Enjeksiyon alanları henüz yeni iken ortak kullanılan veya temizliğinden emin olunmayan kozmetik ürünlerin uygulanması enfeksiyon riskini artırabilir.
Yoğun spor, sauna ve hamam gibi sıcak ortamlara dönüş konusunda da kişisel önerilere uyulmalıdır.
Farklı kaynaklarda birbirinden farklı süreler görülebilir.
Dr. Ömer Parıldar tarafından uygulamanın özelliklerine göre verilen yönlendirmeler esas alınmalıdır.
Güneşten korunma genel cilt sağlığı açısından önemlidir.
Özellikle enjeksiyon sonrası morluk oluşmuşsa yoğun güneş maruziyeti ciltte renk değişikliği riskini etkileyebilir.
Bu nedenle uygun güneş koruma alışkanlığı sürdürülmelidir.
Makyaj ve günlük cilt bakımına dönüş
İşlem sonrasında kişinin bütün cilt bakım rutinini tamamen bırakması gerekmeyebilir.
Ancak güçlü aktif içeriklerin kullanımına kısa süre ara verilmesi gerekebilir.
Retinoidler, yüksek konsantrasyonlu asitler veya yoğun peeling ürünleri hassaslaşmış ciltte tahriş oluşturabilir.
Nazik temizleme ve cilt bariyerini koruyan ürünler daha uygun olabilir.
Ancak herkesin cilt tipi aynı değildir.
Akneye eğilimli, rosacealı veya çok hassas cilde sahip kişilerde bakım önerileri farklılaşabilir.
Kişinin kullandığı ürünleri muayene sırasında belirtmesi bu nedenle faydalıdır.
Makyaj yapılacaksa enjeksiyon bölgelerinin yeterince sakinleşmesi beklenmelidir.
Makyaj fırçalarının ve süngerlerin temiz olması da önemlidir.
Egzersize ne zaman dönülebilir?
Mezoterapi cerrahi bir operasyon olmadığı için uzun bir fiziksel iyileşme dönemi gerektirmez.
Bununla birlikte işlem sonrasında yoğun egzersizle oluşan sıcaklık ve terleme ciltteki hassasiyeti artırabilir.
Bu nedenle özellikle aynı gün yapılacak ağır antrenman konusunda verilen önerilere uyulmalıdır.
Hafif günlük hareketler genellikle daha kolay tolere edilir.
Yüz bölgesine temas eden spor ekipmanları kullanılıyorsa enjeksiyon alanlarına baskı yapıp yapmadığı dikkate alınmalıdır.
Düzenli olarak yoğun spor yapan kişilerin uygulama zamanını antrenman programlarına göre planlaması rahatlık sağlayabilir.
Mezoterapi ile botulinum toksin arasındaki fark nedir?
İki uygulamanın çalışma mekanizması farklıdır.
Botulinum toksin belirli kasların hareketini geçici olarak azaltır.
Örneğin alın veya kaş çatma bölgesindeki mimik çizgileri kas aktivitesiyle ilişkiliyse botulinum toksin bu mekanizmayı hedefler.
Mezoterapi ise kas hareketini durdurmaya yönelik değildir.
Cilt içerisine küçük miktarlarda seçilmiş ürünler uygulanır.
Bu nedenle alın çizgilerinin temel nedeni güçlü mimik kasıysa cilt destek enjeksiyonunun bu kas hareketini ortadan kaldırması beklenmez.
İki yöntemin bazen aynı kişinin farklı problemleri için değerlendirilmesi mümkün olabilir ancak biri diğerinin yerine geçmez.
Dolgu ile arasındaki temel fark nedir?
Dolgu maddeleri yüzün belirli alanlarına hacim eklemek ve anatomik konturları desteklemek amacıyla kullanılabilir.
Elmacık kemiği, çene hattı veya dudak gibi alanlarda hacim değişikliği hedeflenebilir.
Mezoterapide ise bu ölçekte yapısal hacim oluşturulması amaçlanmaz.
Örneğin yanakta belirgin çöküklüğü bulunan bir kişide yüzeysel cilt enjeksiyonları elmacık kemiği projeksiyonunu belirginleştirmez.
Benzer şekilde dudak hacmini artırmak isteyen bir kişinin ihtiyacı farklıdır.
Kişinin hangi işlemden fayda görebileceğini belirlemek için öncelikle problemin cilt kalitesinden mi yoksa doku hacminden mi kaynaklandığı anlaşılmalıdır.
Lazer veya peeling uygulamalarının yerine geçer mi?
Cilt yüzeyindeki renk düzensizlikleri, güneş lekeleri, akne izleri veya belirli doku problemleri için kullanılan lazer ve peeling yöntemlerinin çalışma mekanizması farklıdır.
Mezoterapi bu yöntemlerin doğrudan yerine geçen bir uygulama değildir.
Örneğin belirgin pigmentasyon bulunan bir hastada cilt içine nem destekleyici ürün verilmesi pigmentin kaynağını ortadan kaldırmayabilir.
Akne çukurlarında da temel problem cildin daha derin yapısal değişikliğidir.
Bu nedenle enjeksiyon tek başına yeterli olmayabilir.
Tedavilerin birlikte planlanması mümkün olabilir ancak cilt aynı anda aşırı sayıda işleme maruz bırakılmamalıdır.
İşlemler arasında uygun zaman bırakılması ve cildin verdiği yanıtın izlenmesi önemlidir.
Hangi yan etkiler görülebilir?
En sık görülebilen geçici etkiler enjeksiyon bölgelerinde kızarıklık, şişlik, hassasiyet ve morluktur.
Küçük kabarıklıklar oluşabilir.
Ciltte geçici kaşıntı veya hassasiyet hissedilebilir.
Kullanılan ürünün içeriğine karşı alerjik reaksiyon gelişmesi mümkündür.
Bu nedenle kişinin alerji öyküsü mutlaka değerlendirilmelidir.
Steril koşullara uyulmaması veya ciltteki aktif enfeksiyon üzerine enjeksiyon yapılması enfeksiyon riskini artırabilir.
Bölgesel nodüller veya beklenenden uzun süren sertlikler oluşabilir.
Enjeksiyon sonrası ağrı giderek artıyorsa, ciltte yayılan kızarıklık, ısı artışı veya akıntı varsa enfeksiyon açısından değerlendirme gerekebilir.
Her enjeksiyon uygulamasında olduğu gibi damarlarla ilişkili komplikasyon ihtimali de göz önünde bulundurulmalıdır.
Kullanılan ürünün özelliklerine ve enjeksiyon düzlemine bağlı riskler farklılaşabilir.
Bu nedenle işlem yalnızca kozmetik bir bakım uygulaması olarak görülmemelidir.
Hangi belirtilerde hekime başvurulmalıdır?
Hafif kızarıklık ve noktasal morluk genellikle beklenebilir.
Ancak giderek şiddetlenen ağrı, hızla artan şişlik veya ciltte belirgin ve olağan dışı renk değişikliği değerlendirilmelidir.
Enjeksiyon alanında yayılan kızarıklık, ısı artışı, kötü kokulu akıntı veya ateş enfeksiyon belirtisi olabilir.
Alerjik reaksiyon düşündüren yaygın kurdeşen, dil veya boğazda şişlik ya da nefes almada güçlük acil tıbbi yardım gerektirir.
Görme değişikliği gibi beklenmedik ciddi belirtilerde de rutin kontrol beklenmeden acil değerlendirme yapılmalıdır.
Kişinin uygulama sonrasında hangi belirtilerin normal, hangilerinin değerlendirme gerektiren durumlar olduğunu bilmesi önemlidir.
Yüz mezoterapisi ne kadar kalıcıdır?
Yüz mezoterapisi kalıcı bir uygulama olarak değerlendirilmemelidir. Cilt yaşlanmaya, çevresel faktörlerden etkilenmeye ve zaman içerisinde nem dengesini değiştirmeye devam eder. Uygulama sonrasında görülen etkinin süresi kullanılan ürünün içeriğine, kişinin cilt yapısına, yaşam alışkanlıklarına ve uygulama protokolüne göre değişebilir.
Bazı kişiler ciltteki nem ve canlılık değişimini daha erken fark edebilir.
Bazı hastalarda değişiklik daha sınırlı olabilir.
Herkeste aynı süre veya aynı düzeyde sonuç beklenmemelidir.
Uygulamanın etkisi azaldığında otomatik olarak tekrar yapılması gerekmez.
Öncelikle cildin mevcut durumu yeniden değerlendirilmelidir.
Cilt bakım alışkanlıkları da uzun vadeli görünümü etkiler.
Güneşten korunma, sigara kullanmamak, yeterli ve dengeli beslenme ve kişinin cilt yapısına uygun bakım, yalnızca estetik uygulamalardan bağımsız olarak önemlidir.
Bununla birlikte hiçbir bakım veya enjeksiyon doğal yaşlanma sürecini tamamen durdurmaz.
Sık uygulama daha iyi sonuç sağlar mı?
Hayır.
Cilde kısa aralıklarla çok fazla enjeksiyon yapılması daha iyi sonuç garantisi oluşturmaz.
Dokuya toparlanması için zaman tanınması gerekir.
Her seansta aynı ürünün aynı miktarda uygulanması da zorunlu değildir.
Cildin ihtiyacı dönemsel olarak değişebilir.
Kış aylarında kuruluk ön planda olabilirken başka bir dönemde pigmentasyon veya akne gibi farklı problemler daha önemli olabilir.
Bu nedenle estetik bakım programının otomatik takvim hâline getirilmesi yerine cildin güncel durumuna göre planlanması daha sağlıklı bir yaklaşımdır.
Doğal görünüm nasıl korunur?
Bu uygulamanın yüz şeklini büyük ölçüde değiştirmesi beklenmediği için doğal görünümde temel amaç cildin kendi yapısını korumaktır.
Cildi aşırı parlak veya yapay gösterecek tek bir standart sonuç hedeflenmez.
Kişinin normal cilt dokusu ve yüz ifadesi korunmalıdır.
Daha canlı görünüm hedeflenirken altta yatan farklı sorunların gereksiz enjeksiyonlarla kapatılmaya çalışılmaması önemlidir.
Örneğin belirgin yüz sarkması olan bir kişiye sürekli cilt enjeksiyonu yapılması cerrahi gevşekliği ortadan kaldırmaz.
Gerçekçi beklenti doğal sonucun önemli bir parçasıdır.
Dr. Ömer Parıldar
Cilt kalitesini desteklemeye yönelik enjeksiyonlarda herkes için aynı ürünün ve aynı seans programının kullanılması doğru değildir. Dr. Ömer Parıldar değerlendirme sırasında cildin kuruluk düzeyini, hassasiyetini, yüzeysel çizgileri, pigmentasyon durumunu ve daha önce yapılmış estetik işlemleri birlikte inceler.
Bazı kişilerde nem desteğine yönelik daha sınırlı bir uygulama yeterli olabilir.
Başka bir hastada temel problem mimik çizgileri olduğu için farklı bir yöntem daha uygun olabilir.
Bir diğer kişide hacim kaybı veya belirgin cilt gevşekliği ön plandadır ve cilt enjeksiyonu tek başına beklenen sonucu sağlayamaz.
Yüz mezoterapisi için kişiye özel değerlendirme, hangi cilt sorunlarının bu uygulamadan fayda görebileceğini ve hangi problemlerin farklı tedaviler gerektirdiğini anlamaya yardımcı olur.
Amaç mümkün olduğunca çok ürün veya seans uygulamak değil; cildin mevcut ihtiyacına göre kontrollü, gerçekçi ve tıbbi açıdan uygun bir bakım planı oluşturmaktır.
İletişim
Dr. Ömer Parıldar
Telefon: +90 546 198 81 35
WhatsApp: +90 546 198 81 35
E-posta: info@dromerparildar.com
Adres:
Basınköy, Florya Cd. No:15-17
34153 Bakırköy / İstanbul
Cildinizdeki kuruluk, mat görünüm, yüzeysel çizgiler veya kalite değişikliklerinin hangi uygulamayla ele alınabileceğini değerlendirmek için Dr. Ömer Parıldar ile bireysel muayene randevusu oluşturabilir, cilt yapınıza ve beklentilerinize uygun kişisel uygulama planınızı ayrıntılı biçimde görüşebilirsiniz.
İlgili bağlantı: https://www.dromerparildar.com/iletisim/
İlgili bağlantı: https://www.instagram.com/dromerparildar/