Çene hattı dolgusu

Çene hattı dolgusu alt yüz sınırlarını daha belirgin hâle getirmek, çene köşesi ile çene ucu arasındaki geçişi desteklemek veya yüzün sağ ve sol tarafındaki belirli hacim farklılıklarını dengelemek amacıyla Dr. Ömer Parıldar tarafından kişinin yüz anatomisine göre planlanabilen enjeksiyon uygulamalarından biridir. Uygulamanın temel amacı çene hattını mümkün olduğunca keskinleştirmek ya da herkeste aynı alt yüz şeklini oluşturmak değildir. Alt çene kemiğinin yapısı, çene ucunun öne doğru konumu, yanak ve boyunla olan ilişki, deri altı yağ dokusu, cilt kalitesi ve yüzün genel oranları birlikte değerlendirildikten sonra hangi bölgelerde hacim desteğine ihtiyaç bulunduğu belirlenmelidir.
Çene hattı yüzün alt bölümünü boyundan ayıran önemli anatomik sınırlardan biridir. Bazı kişilerde genetik olarak belirgin bir mandibula hattı bulunurken bazı kişilerde alt çene daha dar veya daha yuvarlak görünebilir.
Yaşlanmayla birlikte alt yüz dokularının aşağı doğru yer değiştirmesi de bu hattın belirginliğini azaltabilir. Çene kenarında oluşan küçük doku birikimleri mandibula sınırını kesintiye uğratabilir.
Ancak çene hattının belirsiz görünmesinin tek nedeni hacim eksikliği değildir.
Çene altında yağ dokusunun fazla olması, boyun derisindeki gevşeklik, alt yüz sarkması veya çene ucunun geride olması da aynı görüntüyü oluşturabilir.
Bu nedenle yalnızca aynada mandibula hattının yeterince keskin görünmediğini düşünmek, doğrudan dolgu uygulanması gerektiği anlamına gelmez.
Dr. Ömer Parıldar hastayı önden, profilden ve üç çeyrek açıdan değerlendirerek sorunun gerçek kaynağını belirlemeye çalışır.
Çene hattı dolgusu kimler için değerlendirilebilir?
Çene hattı dolgusu alt yüz sınırları doğal olarak daha yumuşak olan, çene köşesinin belirginliğini artırmak isteyen veya seçilmiş hacim asimetrilerinin azaltılmasını hedefleyen yetişkinlerde değerlendirilebilir.
Uygulamanın uygunluğu yaş üzerinden belirlenmez.
Genç bir kişinin mandibula kemiği yapısal olarak daha dar olabilir ve alt yüzünü yüzünün diğer bölümlerine göre daha az belirgin bulabilir.
Başka bir kişide kemik yapısı yeterli olduğu hâlde yaşla birlikte yumuşak dokuların dağılımı değişmiş olabilir.
Bir diğer hastada ise çene hattındaki belirsizlik aslında çene altındaki yağ dokusundan kaynaklanabilir.
Bu üç kişinin ihtiyacı aynı değildir.
Dolgu maddeleri eksik hacmi destekleyebilir ancak fazla yağ dokusunu ortadan kaldırmaz.
Belirgin deri sarkmasını da sıkılaştırmaz.
Bu nedenle uygulamanın sınırlarının anlaşılması önemlidir.
Çene hattında çok ileri gevşeklik bulunan kişilerde cerrahi seçenekler veya farklı vücut şekillendirme yaklaşımları daha anlamlı olabilir.
Daha önce çene, mandibula veya yüz bölgesinde dolgu uygulanmış kişiler geçmiş uygulamalarını Dr. Ömer Parıldar ile paylaşmalıdır.
Eski ürün tamamen kaybolmamış olabilir.
Özellikle tekrar tekrar dolgu yapılan kişilerde mevcut hacim yeni uygulama planını etkileyebilir.
Aktif cilt enfeksiyonu, enjeksiyon bölgesinde açık yara veya iltihabi durum bulunuyorsa işlem ertelenebilir.
Hamilelik ve emzirme döneminde elektif estetik dolgu uygulamalarının ertelenmesi genellikle tercih edilir.
Alerji öyküsü, kullanılan ilaçlar ve daha önce dolgu maddelerine karşı gelişen reaksiyonlar da muayene sırasında paylaşılmalıdır.
Alt yüzün şekli yalnızca çene kemiğine mi bağlıdır?
Alt yüz görünümünün önemli bölümünü mandibula kemiği oluşturur ancak dışarıdan gördüğümüz kontur yalnızca kemikten meydana gelmez.
Kemik üzerinde kaslar, yağ dokusu, bağ yapıları ve cilt bulunur.
Bu yapıların kalınlığı ve dağılımı mandibula hattının ne kadar belirgin görüneceğini etkiler.
Bir kişinin çene kemiği yapısal olarak güçlü olabilir ancak çene altındaki veya mandibula çevresindeki yağ dokusu nedeniyle sınır yeterince görünmeyebilir.
Başka bir kişide yağ oranı düşük olmasına rağmen kemik yapısı daha dar olduğu için alt yüz daha yumuşak bir geçiş gösterebilir.
Masseter olarak adlandırılan çiğneme kası da yüzün alt genişliğini etkiler.
Bu kas doğal olarak güçlü ve hacimli olduğunda yüz daha geniş veya köşeli görünebilir.
Kas yapısına bağlı genişlikle kemik yapısına bağlı darlığın birbirine karıştırılmaması gerekir.
Dolgu hacim ekleyen bir uygulamadır.
Alt yüzü genişleten güçlü bir kası küçültmez.
Bu nedenle hangi anatomik yapının yüz şeklini oluşturduğunu anlamadan yalnızca hacim eklemek istenmeyen genişliğe neden olabilir.
Çene ucu neden mandibula hattıyla birlikte değerlendirilir?
Çene ucu, alt yüz profilinin merkezinde önemli bir rol oynar.
Mandibula hattının iki tarafı çene ucunda birleşir.
Çene ucu gerideyse çene hattı yandan bakıldığında daha kısa veya yumuşak görünebilir.
Bu durumda yalnızca mandibula kenarına ürün eklemek profil dengesini yeterince değiştirmeyebilir.
Çene ucunun öne doğru projeksiyonu, yüzün alt üçte birlik bölümünün uzunluğu ve dudaklarla olan ilişkisi değerlendirilmelidir.
Bazı kişilerde mandibula hattı doğal olarak yeterlidir ancak çene ucu geridedir.
Bu durumda temel ihtiyaç çene köşelerini büyütmek değil, çene ucunun oranını değerlendirmek olabilir.
Başka bir kişide ise çene ucu yeterli projeksiyona sahipken özellikle mandibula köşeleri daha az belirgindir.
Bu hastalarda farklı bir enjeksiyon dağılımı gerekebilir.
Yüzün profil görüntüsü bu nedenle önemlidir.
Sadece önden bakıldığında dengeli görünen bir uygulama profilden gereğinden fazla öne veya yana çıkabilir.
Dr. Ömer Parıldar alt yüz planlamasını önden ve profilden birlikte değerlendirerek kişinin kendi yüz oranlarıyla uyumlu bir kontur hedefler.
Çene köşesinin daha belirgin olması herkese uygun mudur?
Hayır.
Belirgin çene köşeleri bazı yüzlerde dengeli görünürken bazı yüzlerde alt bölümü gereğinden fazla geniş gösterebilir.
Yüz şekli yuvarlak, oval, uzun veya daha köşeli olabilir.
Aynı mandibula tasarımını bu yüz tiplerinin tamamına uygulamak doğru değildir.
Özellikle dar bir üst yüze sahip kişide çene köşesinin aşırı genişletilmesi yüzün alt bölümünü ağırlaştırabilir.
Başka bir kişide yüzün üst bölümü güçlü ve geniş olabilir; alt yüzün daha fazla desteklenmesi oranları dengeleyebilir.
Cinsiyet üzerinden de herkese aynı alt yüz şekli önerilmemelidir.
Her kadın yüzünün daha dar görünmesini veya her erkek yüzünün daha köşeli görünmesini istemez.
Kişinin mevcut yüz karakteri ve beklentisi temel alınmalıdır.
Doğal görünüm, belirli bir sosyal medya trendine benzeyen çene çizgisi oluşturmak değil, yüzün diğer bölümleriyle uyumlu bir alt yüz sınırı meydana getirmektir.
Çene hattı dolgusu nasıl planlanır?
Çene hattı dolgusu planlanırken Dr. Ömer Parıldar mandibula kemiğinin başlangıç yapısını, çene köşesini, çene ucunu, sağ-sol asimetrisini, cilt kalınlığını ve çene altındaki yumuşak dokuları birlikte değerlendirir.
Hastanın hangi açıdaki görünümünden rahatsız olduğu da önemlidir.
Bazı kişiler profilden çene-boyun geçişinin yetersiz olduğunu düşünür.
Bazıları önden bakıldığında alt yüzünün yeterince belirgin olmadığını ifade eder.
Başka bir kişi fotoğraflarda sağ ve sol mandibula hattının farklı göründüğünü fark edebilir.
Bu farklı beklentiler enjeksiyon planını değiştirir.
Uygulamada ürünün nereye yerleştirildiği kadar ne kadar kullanıldığı da önemlidir.
Mandibula hattının tamamına aynı miktarda ürün dağıtılması gerekmez.
Bazı bölgelerde yalnızca küçük bir destek yeterli olabilir.
Çene köşesinde daha yapısal bir belirginlik istenirken çene ucuna yakın bölgede daha yumuşak bir geçiş gerekebilir.
Ürün seçimi de plana dahildir.
Yüzün yapısal bölgelerinde kullanılacak hyalüronik asit dolgularının doku içerisindeki davranışı önemlidir.
Her dolgu maddesinin yoğunluğu ve mekanik özellikleri aynı değildir.
Bu nedenle yalnızca ürün miktarı üzerinden karşılaştırma yapmak doğru değildir.
Amaç hacmi mümkün olduğunca artırmak değil, gereken bölgelere yeterli yapısal destek sağlamaktır.
Bir seansta ne kadar dolgu kullanılmalıdır?
Bu sorunun herkes için geçerli tek bir cevabı yoktur.
Kullanılabilecek miktar kişinin mandibula uzunluğuna, mevcut kemik desteğine ve hedeflenen değişime göre farklılık gösterir.
Geniş bir yüz yapısında mandibula boyunca yapılacak düzenleme ile daha küçük bir yüzün sınırlı asimetrisinin düzeltilmesi aynı miktarı gerektirmez.
Bununla birlikte fazla ürün kullanılması doğal görünümü bozabilir.
Çene hattı gereğinden fazla kalınlaşabilir.
Alt yüz ağırlaşabilir.
Önden bakıldığında kişinin yüzü beklenenden daha geniş görünebilir.
Bu nedenle ürün miktarını bir başarı ölçütü olarak görmek doğru değildir.
Bazı kişilerde aşamalı planlama daha anlamlı olabilir.
İlk uygulamada temel yapı desteklenir.
Ödem azalıp ürün dokuyla bütünleştikten sonra gerekiyorsa ikinci değerlendirme yapılabilir.
Bu yöntem özellikle ilk kez dolgu yaptıran veya belirgin değişiklik konusunda kararsız olan kişilerde daha kontrollü bir yaklaşım sağlayabilir.
Kadın ve erkeklerde aynı uygulama yapılır mı?
Yüz estetiğinde tek bir kadın veya erkek yüzü standardı bulunmaz.
Bununla birlikte kişinin istediği yüz karakteri uygulama planını etkileyebilir.
Bazı kişiler daha keskin mandibula açısı isterken bazıları daha yumuşak ve doğal bir alt yüz geçişini tercih eder.
Bir hastada çene köşesinin genişliği artırılmak istenebilir.
Başka bir kişide ise yalnızca mandibula çizgisindeki küçük boşlukların desteklenmesi yeterli olabilir.
Uygulamayı kişinin cinsiyetine göre otomatik bir kalıba oturtmak yerine yüz yapısına ve kişisel beklentiye göre planlamak gerekir.
Dr. Ömer Parıldar görüşme sırasında hastanın hangi yüz özelliklerini korumak istediğini de değerlendirir.
Bir kişinin alt yüzünü tamamen değiştirmeden yalnızca sınırlarını biraz belirginleştirmek istemesi mümkündür.
Bu durumda daha sınırlı bir yaklaşım kullanılabilir.
Asimetri tamamen ortadan kaldırılabilir mi?
Yüzün sağ ve sol tarafı doğal olarak birbirinden farklıdır.
Mandibula kemiğinin genişliği, kas hacmi ve yumuşak dokular iki tarafta aynı olmayabilir.
Çiğneme alışkanlıkları da zaman içerisinde masseter kaslarında farklılık oluşturabilir.
Bir taraftaki belirgin hacim eksikliği dolguyla belirli ölçüde dengelenebilir.
Ancak kemik ve kas kaynaklı bütün asimetrileri sadece hacim ekleyerek tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir.
Ayrıca çok küçük doğal farklılıkları sıfırlamak amacıyla sürekli ürün eklemek aşırı dolgunluğa yol açabilir.
Bu nedenle uygulama öncesindeki asimetrilerin kayıt altına alınması önemlidir.
Hasta daha sonra fotoğraflarını karşılaştırırken başlangıçta mevcut olan farklılıkları görebilir.
Amaç kusursuz simetri değil, yüzün genel dengesinin iyileştirilmesidir.
İşlem nasıl gerçekleştirilir?
Uygulama öncesinde yüz temizlenir ve enjeksiyon yapılacak bölgeler belirlenir.
Gerekli görülen durumlarda topikal lokal anestezik kullanılabilir.
Bazı hyalüronik asit ürünlerinde de lokal anestezik bileşen bulunabilir.
Enjeksiyon iğne veya kanül yardımıyla gerçekleştirilebilir.
Hangi yöntemin kullanılacağı uygulanacak bölgeye, hedeflenen doku düzlemine ve kullanılan ürünün özelliklerine göre değişebilir.
Bir aracın her durumda diğerinden üstün veya tamamen risksiz olduğu söylenemez.
Yüzdeki damar anatomisinin bilinmesi kullanılan teknikten bağımsız olarak önemlidir.
Uygulama sırasında basınç, batma veya kısa süreli hassasiyet hissedilebilir.
İşlem tamamlandıktan sonra bölge yeniden değerlendirilir.
Sağ ve sol tarafın ilk görüntüsü kontrol edilir ancak ortaya çıkan hafif ödem nedeniyle nihai karar hemen verilmez.
Çene hattı dolgusu sonrası ilk günler nasıl geçer?
Çene hattı dolgusu sonrasında enjeksiyon noktalarında hafif kızarıklık, hassasiyet, şişlik veya küçük morluklar görülebilir. Bir tarafın diğerinden biraz daha fazla şişmesi mümkündür ve erken dönemde bu görünüm kalıcı asimetri olarak değerlendirilmemelidir.
Bazı kişiler uygulama yapılan alanlarda dokununca hassasiyet hissedebilir.
Özellikle çene köşesi çevresindeki ürün daha ilk günlerde sert veya belirgin hissedilebilir.
Ürünün dokuyla bütünleşmesi ve ödemin azalması için zaman gerekir.
Hastanın mandibula hattını sürekli elle kontrol etmesi veya ürünü şekillendirmek amacıyla sert masaj yapması doğru değildir.
Masaj yalnızca Dr. Ömer Parıldar tarafından özel olarak önerilmişse belirtilen şekilde yapılmalıdır.
İlk günlerde görülen hacmin bir bölümünün şişlikten kaynaklanabileceği unutulmamalıdır.
Bu nedenle uygulama biter bitmez “biraz daha eklenmesi gerekiyor” şeklinde karar verilmemelidir.
Ödem azaldıktan sonra gerçek sonuç daha doğru değerlendirilir.
Uyku sırasında dikkat edilmesi gerekenler var mıdır?
Uygulama sonrasında yüzün sürekli sert bir yüzeye bastırılması ilk dönemde rahatsızlık yaratabilir.
Özellikle yüzüstü uyuyan kişiler enjeksiyon bölgelerinde baskı hissedebilir.
Kişiye verilen uygulama sonrası öneriler doğrultusunda ilk dönemde gereksiz basınçtan kaçınmak faydalı olabilir.
Bununla birlikte dolguyu yatarken belirli bir yöne kaydırmamak için sürekli endişe duymak da gerekmez.
Ürün uygun anatomik düzlemde uygulandığında normal günlük hareketlerle serbestçe yüz içerisinde dolaşmaz.
Asıl önemli olan bölgenin sert biçimde manipüle edilmemesidir.
Spor ve günlük yaşama dönüş
Dolgu uygulamalarında uzun bir cerrahi iyileşme dönemi bulunmaz.
Çoğu kişi günlük yaşamına kısa sürede dönebilir.
Ancak yoğun fiziksel aktivite, yüz bölgesine baskı yapan ekipmanlar, sauna veya hamam gibi sıcak ortamlar konusunda işlem sonrası verilen kişisel öneriler takip edilmelidir.
Kontakt sporlarla ilgilenen kişiler özellikle dikkatli olmalıdır.
Boks, dövüş sporları veya yüze darbe ihtimali yüksek aktivitelerde uygulama bölgesinin travmadan korunması önemlidir.
Kask veya çene kayışı kullanan sporlarda ekipmanın mandibula bölgesine oluşturduğu basınç da değerlendirilmelidir.
Sakal tıraşı ve cilt bakımı
Erkek hastalarda enjeksiyon alanları sakal bölgesiyle örtüşebilir.
İlk saatlerde veya ilk dönemde cilt hassas olduğu için tıraş sırasında bölgeye sert basınç uygulamak rahatsızlık yaratabilir.
Ne zaman normal tıraşa dönülebileceği uygulama sonrasında verilen önerilere göre belirlenmelidir.
Cilt bakımı sırasında da enjeksiyon bölgelerini sert şekilde ovalamaktan kaçınılmalıdır.
Yoğun yüz masajları veya güçlü mekanik cilt uygulamaları erken dönemde uygun olmayabilir.
Kişi düzenli olarak profesyonel cilt bakımı yaptırıyorsa bunu önceden belirtmesi faydalıdır.
Dolgu ile gıdı görünümü düzelir mi?
Her zaman değil.
Çene altında yağ dokusu bulunuyorsa mandibula hattına dolgu eklemek kemiğin sınırını bir miktar destekleyebilir ancak yağ dokusunu ortadan kaldırmaz.
Gıdı görünümü belirginse yağ dokusuna yönelik farklı tedavilerin değerlendirilmesi gerekebilir.
Deri gevşekliği de önemli olabilir.
Çene altı cildi sarkmışsa yalnızca hacim eklemek boyun konturunu yeterince değiştirmeyebilir.
İleri gevşeklikte cerrahi yaklaşımlar gündeme gelebilir.
Çene ucu gerideyse profil görünümüne bu da katkıda bulunabilir.
Dolayısıyla “gıdı var, çene hattına dolgu yapalım” şeklinde doğrudan bir yaklaşım her hasta için doğru değildir.
Sorunun hangi anatomik dokudan kaynaklandığının belirlenmesi gerekir.
Masseter botoksuyla aynı işlem midir?
Hayır.
Masseter botulinum toksin uygulaması ile dolgu farklı mekanizmalarla çalışır.
Masseter uygulamasında güçlü çiğneme kasının aktivitesi azaltılarak zaman içerisinde kas hacminin belirli ölçüde küçülmesi hedeflenebilir.
Dolgu ise dokuya hacim ekler.
Bu nedenle alt yüzü genişleten güçlü masseter kası bulunan bir kişiye yalnızca mandibula boyunca hacim eklemek yüzü daha da geniş gösterebilir.
Bazı kişilerde her iki bölgenin birlikte değerlendirilmesi gündeme gelebilir ancak bir işlemin uygulanması diğerinin de mutlaka yapılacağı anlamına gelmez.
Kas genişliği, kemik yapısı ve hastanın yüz şekli ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Olası yan etkiler ve komplikasyonlar
Dolgu uygulamasından sonra şişlik, hassasiyet ve morluk görülebilir.
Enjeksiyon bölgelerinde geçici sertlik veya küçük düzensizlikler hissedilebilir.
Asimetri oluşabilir veya başlangıçtaki doğal asimetri belirli ölçüde devam edebilir.
Enfeksiyon nadir olmakla birlikte mümkündür.
Geç dönemde inflamatuvar reaksiyonlar veya nodüller gelişebilir.
Ürünün istenmeyen bir alanda fazla hacim oluşturması da estetik açıdan rahatsızlık yaratabilir.
Daha ciddi fakat nadir komplikasyonlardan biri damar tıkanıklığıdır.
Dolgu maddesi damar içine girdiğinde veya damar dolaşımını bozduğunda dokunun kanlanması etkilenebilir.
Şiddetli veya giderek artan ağrı, ciltte belirgin beyazlaşma, olağan dışı morumsu ağ görünümü veya soğukluk hızlı değerlendirme gerektirir.
Yüz damarlarının birbirleriyle bağlantılı olması nedeniyle herhangi bir dolgu enjeksiyonunda anatomik bilgi önem taşır.
Bu nedenle Çene hattı dolgusu yalnızca estetik bir kontur uygulaması olarak görülmemeli, olası damar komplikasyonlarının da bilinmesi gereken tıbbi bir enjeksiyon olarak değerlendirilmelidir.
Beklenmedik görme değişikliği veya ciddi sistemik belirti oluşması durumunda acil tıbbi yardım alınmalıdır.
Hyalüronik asit dolgusu eritilebilir mi?
Hyalüronik asit bazlı dolgular gerektiğinde hyalüronidaz adı verilen enzim kullanılarak parçalanabilir.
Bu durum gereğinden fazla hacim, belirgin düzensizlik veya belirli komplikasyonların yönetiminde yararlı olabilir.
Ancak uygulamadan hemen sonra görülen normal şişlik nedeniyle ürünün eritilmesine karar verilmemelidir.
Öncelikle ödemin azalması ve gerçek konturun ortaya çıkması beklenir.
Acil damar problemi şüphesi ise bu durumdan farklıdır ve hızlı müdahale gerektirir.
Dolgu eritme işlemi de tıbbi planlama gerektirir.
Hangi ürünün hangi düzlemde bulunduğu ve ne kadarının azaltılması gerektiği değerlendirilmelidir.
Önceden dolgu varsa yeniden ürün eklenebilir mi?
Yeni uygulama yapılmadan önce mevcut ürünün durumu değerlendirilmelidir.
Hyalüronik asit dolguları kişiden kişiye farklı hızlarda parçalanabilir.
Takvim üzerinde belirli bir süre geçmiş olması dolgunun tamamen kaybolduğu anlamına gelmez.
Özellikle mandibula gibi daha az hareketli bazı alanlarda ürün beklenenden uzun süre kalabilir.
Bölgede yeterli hacim bulunuyorsa yalnızca “yenileme zamanı geldi” düşüncesiyle ek ürün uygulanması gereksiz dolgunluk oluşturabilir.
Önceki uygulamalar sonrasında mandibula hattı beklenenden geniş veya ağır görünüyorsa daha fazla ürün eklemek yerine mevcut yapının değerlendirilmesi gerekir.
Gerekirse düzeltme veya eritme seçenekleri konuşulabilir.
Çene hattı dolgusu ne kadar kalıcıdır?
Çene hattı dolgusu kalıcı değildir. Hyalüronik asit bazlı ürünler zaman içerisinde vücut tarafından parçalanır ve oluşturulan hacim kademeli olarak azalır. Bununla birlikte etkinin süresi kullanılan ürünün özelliklerine, uygulama düzlemine, kişinin metabolizmasına, kullanılan miktara ve yüz hareketlerine göre değişebilir.
Etki genellikle bir anda ortadan kalkmaz.
Mandibula sınırındaki belirginlik zaman içerisinde yavaşça azalabilir.
Bu nedenle tekrar uygulama için herkesin uyması gereken sabit bir takvim bulunmaz.
Yeni enjeksiyondan önce mevcut hacmin değerlendirilmesi önemlidir.
Kişinin yüz yapısı da zaman içerisinde değişir.
Yaşlanma, kilo alıp verme ve cilt elastikiyetindeki farklılıklar alt yüz konturunu etkileyebilir.
Bu nedenle yıllar önce uygun olan uygulama planının her yeni seansta aynen tekrarlanması gerekmez.
Her değerlendirmede mevcut anatomi yeniden incelenmelidir.
Dolgu yüzü zamanla daha geniş gösterir mi?
Kontrollü hacim kullanıldığında amaç yüzü gereksiz biçimde genişletmek değildir.
Ancak tekrar tekrar ve mevcut ürün hesaba katılmadan uygulama yapılırsa alt yüzde hacim birikimi oluşabilir.
Çene köşelerine aşırı miktarda ürün verilmesi özellikle önden görünümde mandibula genişliğini artırabilir.
Bu nedenle hasta yalnızca profilde daha keskin bir hat isterken önden yüz genişliğinin nasıl değişeceğini de değerlendirmelidir.
Doğal bir plan her açıdan dengeli görünmelidir.
Yalnızca bir fotoğraf açısında güçlü bir mandibula oluşturmak yeterli değildir.
Cerrahi seçeneklerle arasındaki fark nedir?
Dolgu geçici hacim desteği sağlar.
Çene kemiğini fiziksel olarak kesmez, küçültmez veya kalıcı olarak yeniden konumlandırmaz.
Belirgin iskeletsel sorunlarda ortognatik cerrahi veya farklı çene cerrahileri tamamen başka amaçlara sahiptir.
Boyun ve alt yüzde ileri sarkma bulunan kişilerde ise yüz veya boyun germe cerrahileri değerlendirilebilir.
Dolgu bu operasyonların yerine geçen bir yöntem değildir.
Daha hafif yapısal hacim eksikliklerinde veya cerrahi istemeyen uygun kişilerde enjeksiyon seçeneği değerlendirilebilir.
Tedavinin daha kolay uygulanabiliyor olması her problem için doğru yöntem olduğu anlamına gelmez.
Dr. Ömer Parıldar
Alt yüz şekillendirmesinde yalnızca mandibula çizgisinin ne kadar keskin göründüğüne odaklanmak yeterli değildir. Dr. Ömer Parıldar çene köşelerini, çene ucunun projeksiyonunu, masseter kaslarını, çene altındaki yağ dokusunu ve boyunla olan geçişi birlikte değerlendirir.
Bazı kişilerde küçük hacim desteği mandibula sınırının daha dengeli görünmesi için yeterli olabilir.
Başka bir hastada temel problem çene ucunun geride olmasıdır.
Bir başka kişide ise çene altındaki yağ dokusu veya deri gevşekliği nedeniyle hacim eklemek beklenen değişikliği sağlamayabilir.
Çene hattı dolgusu bu nedenle hazır bir enjeksiyon şablonu yerine kişinin yüz oranlarına göre planlanmalıdır.
Amaç mümkün olan en keskin veya en geniş çene hattını oluşturmak değil, kişinin yüz karakterini koruyarak alt yüz sınırlarını doğal ve dengeli biçimde destekleyebilecek bir uygulama planı hazırlamaktır.
İletişim
Dr. Ömer Parıldar
Telefon: +90 546 198 81 35
WhatsApp: +90 546 198 81 35
E-posta: info@dromerparildar.com
Adres:
Basınköy, Florya Cd. No:15-17
34153 Bakırköy / İstanbul
Çene hattınızın kemik yapısı, çene ucu, kaslar ve boyun bölgesiyle olan ilişkisinin birlikte değerlendirilmesi için Dr. Ömer Parıldar ile bireysel muayene randevusu oluşturabilir; yüz oranlarınıza uygun kişisel uygulama planını ve beklenen değişiklikleri ayrıntılı biçimde görüşebilirsiniz.
İlgili bağlantı: https://www.dromerparildar.com/iletisim/
İlgili bağlantı: https://www.instagram.com/dromerparildar/