Post Bariatrik Vücut Şekillendirme

Post Bariatrik Vücut Şekillendirme, yüksek miktarda kilo kaybının ardından vücutta kalan deri fazlalıkları, gevşemiş yumuşak dokular ve değişen vücut oranlarının kişiye özel cerrahi planlama ile ele alınmasını kapsar. Dr. Ömer Parıldar, bu süreci yalnızca fazla derinin çıkarıldığı bir operasyon olarak değil; karın, bel, sırt, göğüs, kollar, uyluklar ve kalça bölgesinin birbiriyle olan ilişkisini değerlendiren kapsamlı bir vücut şekillendirme yaklaşımı olarak planlar. Çünkü kilo kaybı tamamlandığında tartıdaki sonuç istenilen seviyeye ulaşmış olsa bile deri ve destek dokuları yeni vücut hacmine her zaman aynı ölçüde uyum sağlayamayabilir.
Önemli miktarda kilo vermek hem fiziksel hem de günlük yaşam açısından büyük bir değişimdir. Ancak uzun süre genişlemiş olan deri, yağ dokusunun azalmasının ardından belirli bölgelerde katlantılar oluşturabilir. Karın altında sarkan deri, üst kollardaki gevşeklik, iç bacaklarda sürtünmeye neden olabilen doku fazlalığı ya da göğüs bölgesindeki şekil değişiklikleri kişinin kilo verme sürecinden sonra karşılaştığı yeni konular arasında olabilir.
Bu değişikliklerin boyutu herkeste aynı değildir. Yaş, genetik özellikler, daha önceki kilo miktarı, ne kadar kilo verildiği, kilo verme süresi, gebelik geçmişi, deri elastikiyeti ve kişinin genel sağlık durumu vücudun son görünümünü etkileyebilir.
Bu nedenle başarılı bir vücut şekillendirme planında “hangi ameliyat yapılacak?” sorusundan önce “vücudun hangi bölgeleri gerçekten değerlendirilmelidir?” sorusuna cevap verilmesi gerekir.
Post Bariatrik Vücut Şekillendirme Nedir?
Post Bariatrik Vücut Şekillendirme, obezite cerrahisi sonrasında veya farklı yöntemlerle yüksek miktarda kilo veren kişilerde ortaya çıkabilen deri ve yumuşak doku fazlalıklarının cerrahi olarak yeniden düzenlenmesine yönelik işlemleri kapsayan genel bir tanımdır.
Bu nedenle tek bir ameliyat değildir.
Bir kişinin ihtiyacı yalnızca karın bölgesindeyken başka bir kişinin karınla birlikte bel, sırt, kol ve uyluk bölgelerinde de belirgin gevşeklikleri olabilir. Bazı hastalarda göğüs veya meme bölgesinin şekli de kilo kaybından önemli ölçüde etkilenebilir.
Planlama sırasında fazla derinin yalnızca miktarına bakılmaz.
Derinin hangi yönde gevşediği, çevre dokularla ilişkisi, eski ameliyat izleri, yağ dokusunun mevcut dağılımı ve vücudun genel oranları değerlendirilir.
Örneğin karın ön yüzündeki deri fazlalığı belirgin olabilir ancak aynı hastada bel ve sırt hattında da gevşeklik bulunuyorsa yalnızca karın bölgesini değerlendirmek vücudun bütününü açıklamak için yeterli olmayabilir.
Bu nedenle Dr. Ömer Parıldar ile yapılan değerlendirmede tek bir bölgeden ziyade bütün vücut konturu göz önünde bulundurulur.
Amaç kişinin anatomisini başka bir vücuda benzetmek değildir. Amaç, büyük kilo kaybının ardından ortaya çıkan mevcut dokularla mümkün olan en dengeli vücut oranını planlamaktır.
Kilo Kaybından Sonra Deri Neden Toparlanmayabilir?
Deri yaşayan ve esnek bir dokudur. Ancak esneme kapasitesi gibi yeniden toparlanma kapasitesinin de sınırları vardır.
Kilo alımı sırasında vücut hacmi büyüdükçe deri bu hacme uyum sağlar. Bu durum uzun yıllar devam ettiğinde cilt yüzeyi önemli ölçüde genişleyebilir.
Kilo verildiğinde ise deri altındaki yağ miktarı azalır. Deri dokusunun aynı hızda küçülmemesi durumunda gevşeklik ve katlantılar oluşabilir.
Bu durumun derecesi kişiye göre değişir.
Genetik özellikler önemli bir etkendir. Bazı kişilerin deri elastikiyeti daha yüksek olabilirken bazı kişilerde gevşeme daha belirgin görülebilir.
Yaşla birlikte kolajen ve elastik liflerin özellikleri değiştiği için cildin kendini toplama kapasitesi de zaman içerisinde farklılaşabilir.
Sigara kullanımı, uzun süreli güneş maruziyeti ve kişinin genel cilt kalitesi de değerlendirilmesi gereken faktörler arasındadır.
Kişinin kaç yıl boyunca yüksek kiloda kaldığı da önemlidir.
Deri uzun süre boyunca genişlemiş durumda kaldığında, kilo kaybı sonrasında tamamen eski konumuna dönmesi daha zor olabilir.
Bu nedenle aynı miktarda kilo veren iki kişide birbirinden oldukça farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.
Bir kişide karın derisi belirgin ölçüde toparlanırken diğerinde geniş bir deri katlantısı kalabilir.
Cerrahi planın standartlaştırılamamasının temel nedenlerinden biri de budur.
Post Bariatrik Vücut Şekillendirme Kimler İçin Değerlendirilebilir?
Post Bariatrik Vücut Şekillendirme, kilo verme sürecini büyük ölçüde tamamlamış, kilosu belirli bir süre boyunca önemli değişiklik göstermemiş ve deri fazlalıkları nedeniyle fiziksel ya da estetik rahatsızlık yaşayan kişilerde değerlendirilebilir.
Ancak yalnızca yüksek miktarda kilo vermiş olmak cerrahi için yeterli değildir.
Genel sağlık durumu operasyon açısından uygun olmalıdır.
Kronik hastalıklar, kullanılan ilaçlar, daha önce geçirilmiş ameliyatlar ve varsa yara iyileşmesiyle ilgili önceki sorunlar muayene sırasında değerlendirilir.
Kilonun stabil hale gelmesi önemli bir noktadır.
Kişi hâlâ hızlı biçimde kilo vermeye devam ediyorsa ameliyat sonrasında yeni deri gevşeklikleri oluşabilir. Bu nedenle cerrahinin zamanlaması, kilo verme sürecinin hangi aşamada olduğuna göre belirlenir.
Burada herkes için geçerli tek bir bekleme süresi vermek doğru değildir.
Bir kişinin kilo verme hızı, operasyon geçmişi ve mevcut sağlık durumu başka bir kişiden farklıdır.
Beslenme durumu da özellikle önemlidir.
Yüksek miktarda kilo vermiş kişilerde bazı vitamin, mineral veya protein eksiklikleri görülebilir. Özellikle daha önce kilo verme amacıyla cerrahi işlem geçirmiş kişilerde emilim ve beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler nedeniyle bu konu ayrıca değerlendirilebilir.
Yara iyileşmesinin sağlıklı ilerleyebilmesi için vücudun cerrahiye hazır olması gerekir.
Bu nedenle gerekli görüldüğünde ameliyat öncesi kan tetkikleri ve ilgili branş değerlendirmeleri istenebilir.
Cerrahi Planlamadan Önce Neler Konuşulur?
İlk görüşmede yalnızca vücut muayenesi yapılmaz. Kişinin kilo verme hikâyesinin anlaşılması da önemlidir.
Geçmişte ulaşılan en yüksek kilo, mevcut kilo, toplam kilo kaybı ve kilonun ne kadar süredir stabil olduğu konuşulur.
Eğer daha önce cerrahi işlemler yapılmışsa bunların türü ve oluşturduğu izler değerlendirilir.
Daha önceki ameliyat izleri yeni operasyon planını etkileyebilir. Bunun nedeni yalnızca görünüm değildir. Eski kesiler bazı bölgelerde dokuların dolaşım yapısını da değiştirebilir.
Kişinin kullandığı ilaçlar ve destek ürünleri de hekimle paylaşılmalıdır.
Özellikle kanama eğilimini etkileyebilecek ilaçların bulunması halinde bunların nasıl yönetileceğine ilgili hekimler tarafından karar verilmesi gerekir.
Hiçbir reçeteli ilaç kişinin kendi kararıyla kesilmemelidir.
Sigara ve nikotin kullanımı mutlaka açıkça belirtilmelidir.
Nikotin dokuların kan dolaşımını olumsuz etkileyebilir ve yara iyileşmesiyle ilgili komplikasyon risklerini artırabilir.
Bu nedenle ameliyat öncesi hazırlığın önemli parçalarından biri, cerrahi güvenliği etkileyebilecek faktörlerin mümkün olduğunca erken belirlenmesidir.
Karın Bölgesi Nasıl Değerlendirilir?
Büyük kilo kaybından sonra karın, en sık değişim görülen bölgelerden biridir.
Alt karında oluşan deri fazlalığı bazen hafif bir gevşeklik şeklinde olurken bazı kişilerde daha büyük bir katlantı meydana gelebilir.
Bu katlantı yalnızca görünümü etkilemeyebilir.
Kıyafet kullanımı zorlaşabilir, cilt yüzeylerinin birbirine temas ettiği bölgelerde terleme ve tahriş oluşabilir veya fiziksel hareket sırasında rahatsızlık hissedilebilir.
Karın bölgesi incelenirken yalnızca fazla deri miktarı değerlendirilmez.
Üst ve alt karın arasındaki ilişki, göbek deliğinin mevcut konumu, bel hattı, karın kaslarının durumu ve yan bölgelere uzanan gevşeklikler birlikte incelenir.
Bazı kişilerde sorun ağırlıklı olarak alt karında bulunur.
Bazılarında ise deri gevşekliği bel ve sırt çevresine doğru devam eder.
Bu iki durumda uygulanacak cerrahi yaklaşım aynı olmak zorunda değildir.
Daha önce gebelik yaşamış veya büyük kilo değişimleri geçirmiş kişilerde karın kasları arasında ayrılma görülebilir. Böyle bir durum varsa yalnızca deri üzerinden yapılacak bir değerlendirme yetersiz kalabilir.
Dr. Ömer Parıldar tarafından oluşturulacak plan, fiziksel muayenede elde edilen bulgulara göre kişiselleştirilir.
Bel ve Sırt Hattı Neden Önemlidir?
Vücut konturu yalnızca önden değerlendirilmez.
Kilo kaybının ardından bel çevresinde ve sırt bölgesinde oluşan gevşeklikler, kişinin yandan ve arkadan görünümünü önemli ölçüde değiştirebilir.
Özellikle gövde çevresinde yaygın deri fazlalığı bulunan kişilerde karın bölgesinin tek başına düzeltilmesi vücut oranlarında beklenen değişimi sağlamayabilir.
Alt sırt bölgesindeki dokuların aşağı doğru yer değiştirmesi, kalça konturunu da etkileyebilir.
Üst sırt bölgesinde ise kıyafet altında belirginleşen deri katlantıları görülebilir.
Bu nedenle ön gövde ile arka gövde arasında bağlantılı bir değerlendirme yapılması gerekir.
Cerrahi yaklaşımın kapsamı hastadaki gerçek ihtiyaca göre belirlenir.
Her hastada vücudu çevreleyen geniş bir işlem gerekli değildir. Aynı şekilde yaygın gevşekliği bulunan bir kişide yalnızca küçük bir bölgeye müdahale etmek de beklentiyi tam olarak karşılamayabilir.
Doğru plan, yeterli düzeltme ile gereksiz cerrahiden kaçınma arasında denge kurmalıdır.
Kollardaki Deri Fazlalığı Nasıl Ele Alınır?
Üst kol bölgesindeki gevşeklik, kilo kaybı sonrasında sık görülen değişikliklerden biridir.
Özellikle kol kaldırıldığında deri fazlalığı daha fazla fark edilebilir.
Bazı kişilerde gevşeklik yalnızca koltuk altına yakın bir alanda bulunur. Daha yoğun kilo kaybı yaşayan kişilerde ise gevşek deri dirseğe doğru uzanabilir.
Bu durum uygulanacak işlemin kapsamını doğrudan etkiler.
Kol şekillendirmede amaç yalnızca çevre ölçüsünü küçültmek değildir.
Kolun omuz, koltuk altı ve gövdeyle oluşturduğu geçişin de doğal görünmesi gerekir.
Bu nedenle kesi uzunluğu ve yerleşimi kişinin sahip olduğu deri fazlalığıyla birlikte değerlendirilir.
Kişinin ameliyat sonrası iz konusunda gerçekçi bilgi sahibi olması önemlidir.
Fazla derinin cerrahi olarak çıkarılması gerekiyorsa bir kesi ve dolayısıyla kalıcı bir iz oluşacaktır.
Kesi yerinin mümkün olduğunca daha az dikkat çeken bölgelerde planlanması hedeflenebilir ancak tamamen izsiz bir kol germe ameliyatından söz etmek doğru değildir.
Meme ve Göğüs Bölgesinde Ne Değişebilir?
Kilo kaybı göğüs bölgesinde hem hacim hem de deri yapısı açısından değişiklik meydana getirebilir.
Kadınlarda meme hacmi azalırken daha önce genişlemiş olan deri aynı miktarda küçülmeyebilir.
Bu durumda meme daha boş, aşağı yönelmiş veya şekli değişmiş görünebilir.
Muayenede yalnızca memenin büyüklüğüne bakılmaz.
Meme dokusunun miktarı, deri kalitesi, meme başının konumu ve gövdeyle olan oranı değerlendirilir.
Bazı kişilerde mevcut meme dokusu yeterlidir ancak dokuların yeniden konumlandırılması gerekebilir.
Bazı hastalarda ise hacim kaybı daha belirgindir.
Erkeklerde de benzer şekilde göğüs derisinde gevşeklik meydana gelebilir.
Kilo kaybından sonra bölgede deriyle birlikte yağ veya glandüler doku bulunabilir.
Bu nedenle kadın ve erkek hastalarda göğüs bölgesine uygulanacak cerrahi plan farklı anatomik ayrıntılar üzerinden oluşturulur.
Amaç tek tip bir göğüs görünümü oluşturmak değil, kişinin yeni vücut yapısına uygun bir oran sağlamaktır.
Uyluk Bölgesindeki Gevşeklik Neden Rahatsızlık Verebilir?
Kilo kaybından sonra iç uyluk bölgesi önemli ölçüde değişebilir.
Bu bölgedeki cilt ince ve hareketli olduğu için deri fazlalığı belirgin hale gelebilir.
Bazı kişiler yalnızca görüntüden rahatsız olurken bazı kişiler yürürken cilt yüzeylerinin birbirine sürtünmesinden şikâyet edebilir.
Terleme ve tekrarlayan irritasyon da görülebilir.
Uylukta uygulanacak cerrahinin kapsamı fazla derinin nerede bulunduğuna göre değişir.
Eğer gevşeklik yalnızca kasık bölgesine yakınsa daha sınırlı bir yaklaşım düşünülebilir.
Derinin daha aşağı seviyelere kadar gevşek olduğu kişilerde ise daha uzun bir düzenleme gerekebilir.
Cerrahi izlerin yerleşimi de bu farklılığa bağlı olarak değişir.
Bu noktada hasta için en önemli konulardan biri, daha fazla doku çıkarılmasının her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmediğini bilmektir.
Dokuların güvenli biçimde kapatılabilmesi, dolaşımının korunması ve yara hattında aşırı gerilim oluşmaması önemlidir.
Post Bariatrik Vücut Şekillendirme Tek Seansta Yapılabilir mi?
Post Bariatrik Vücut Şekillendirme kapsamında birden fazla bölgenin aynı seansta ele alınması seçilmiş hastalarda mümkün olabilir. Ancak amaç mümkün olan en çok operasyonu tek günde tamamlamak değildir.
Operasyon süresi uzadıkça cerrahinin vücuda getirdiği yük de artabilir.
Kan kaybı, sıvı dengesi, ameliyat sonrası hareket kapasitesi, pıhtı oluşumu riski ve iyileşme sürecinin yönetilebilirliği dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle bazı hastalarda aşamalı operasyon planı daha uygun olabilir.
Örneğin ilk aşamada karın ve gövde bölgesi ele alınabilir. İyileşmenin ardından kollar, göğüs veya uyluklar yeniden değerlendirilerek ikinci aşama planlanabilir.
Aşamaların sırası da herkeste aynı değildir.
Bir kişinin günlük yaşamını en fazla etkileyen bölge karın olabilirken başka bir kişide uyluk veya kollar daha ön planda olabilir.
Bununla birlikte yalnızca kişinin en fazla rahatsız olduğu bölgeye göre karar verilmez.
Bir ameliyatın daha sonraki operasyonun sonucunu nasıl etkileyeceği de düşünülmelidir.
Bu nedenle tedavi sıralaması bütüncül olarak oluşturulur.
Ameliyat Sonrası İlk Dönem Nasıl Geçer?
İyileşme süreci yapılan işlemin kapsamına göre değişir.
Tek bir bölgenin ameliyat edildiği kişiyle aynı seansta birden fazla bölgenin şekillendirildiği kişinin iyileşme süresi aynı olmayacaktır.
İlk günlerde ameliyat alanlarında şişlik, gerginlik, morluk ve hareketle artabilen hassasiyet görülebilir.
Bunların derecesi kişiden kişiye değişir.
Bazı işlemlerde biriken sıvıların dışarı alınmasına yardımcı olmak amacıyla dren kullanılabilir.
Drenlerin ne zaman çıkarılacağı sabit bir güne göre değil, hastanın iyileşmesine ve gelen sıvı miktarına göre belirlenebilir.
Cerrahın uygun gördüğü durumlarda korse veya özel destekleyici giysiler kullanılabilir.
Ameliyat sonrasında tamamen hareketsiz kalmak genellikle tercih edilmez.
Hastanın sağlık durumu ve yapılan işlem izin verdiğinde kontrollü kısa yürüyüşler dolaşımı desteklemek açısından önemlidir.
Buna karşılık ağır kaldırmak, yoğun egzersiz yapmak ve ameliyat alanlarında gerilim oluşturabilecek hareketlerde bulunmak için yeterli iyileşme beklenmelidir.
Günlük Yaşama ve İşe Dönüş
Hastaların sık sorduğu konulardan biri işe ne zaman dönebilecekleridir.
Bunun tek bir cevabı yoktur.
Yapılan ameliyatın kapsamı kadar kişinin yaptığı işin niteliği de önemlidir.
Masa başında çalışan biri ile gün boyunca ağır kaldıran, uzun süre ayakta kalan veya sürekli hareket etmek zorunda olan bir kişinin işe dönüş süresi aynı olmayabilir.
Birden fazla vücut bölgesinin ameliyat edilmesi durumunda kişinin günlük hareketleri ilk dönemde daha fazla kısıtlanabilir.
Bu nedenle operasyon öncesinde yalnızca ameliyat günü değil, sonrasındaki birkaç haftanın da planlanması yararlıdır.
Evde destek ihtiyacı olabilecek dönemlerin önceden düşünülmesi süreci daha rahat yönetmeye yardımcı olabilir.
Doktor kontrollerinin aksatılmaması ve aktivite düzeyinin önerilere göre kademeli artırılması önemlidir.
Ameliyat İzleri Konusunda Gerçekçi Olmak
Deri fazlalığının cerrahi olarak çıkarıldığı vücut şekillendirme işlemlerinde iz oluşması kaçınılmazdır.
Bu nedenle ameliyat planlamasında yalnızca ne kadar dokunun çıkarılacağı değil, bunun karşılığında hangi uzunlukta ve hangi bölgede iz kalacağı da konuşulmalıdır.
Karın bölgesindeki kesi genellikle mümkün olduğunca düşük seviyede planlanmaya çalışılır.
Kol ve uyluklarda kesi hatları fazla derinin dağılımına göre değişir.
Gövdeyi çevreleyen kapsamlı işlemlerde izler daha uzun olabilir.
İzlerin ilk dönem görünümü nihai hali değildir.
Başlangıçta daha kızarık, sert veya belirgin olabilirler. Aylar içerisinde olgunlaşarak daha yumuşak ve daha soluk hale gelebilirler.
Bununla birlikte kişinin yara iyileşmesi genetik özelliklerinden de etkilenir.
Sigara, yara hattındaki gerilim, enfeksiyon, güneşe kontrolsüz maruziyet ve bazı sağlık problemleri iz kalitesini değiştirebilir.
Hedef, izi tamamen ortadan kaldırmak değil; gerekli cerrahi düzeltmeyi mümkün olduğunca uygun yerleştirilmiş ve kontrollü yara hatlarıyla gerçekleştirmektir.
Cerrahi Riskler Nelerdir?
Her cerrahi işlem belirli riskler taşır.
Vücut şekillendirme operasyonlarında kanama, enfeksiyon, sıvı birikimi, yara iyileşmesinde gecikme, yara ayrılması, his değişiklikleri, asimetri ve belirgin yara izi gibi durumlar görülebilir.
Geniş operasyonlarda damar içinde pıhtı oluşması gibi daha ciddi komplikasyonların önlenmesine yönelik değerlendirmeler de önem kazanır.
Kişinin geçmişinde pıhtılaşma problemi bulunması, hareket kısıtlılığı, bazı hastalıklar ve uzun süren operasyonlar risk değerlendirmesinde dikkate alınır.
Risklerin sıfıra indirilmesi mümkün değildir.
Ancak hastanın doğru değerlendirilmesi, mevcut sağlık sorunlarının önceden bilinmesi, uygun ameliyat kapsamının seçilmesi ve ameliyat sonrası takibin düzenli yapılması sürecin güvenli yönetilmesine katkı sağlar.
Bu nedenle muayene sırasında sağlık geçmişinin eksiksiz paylaşılması önemlidir.
Sonuçların Korunmasında Kilo Dengesi
Vücut şekillendirme ameliyatları kilo verme yöntemleri değildir.
Amaç, kilo verme süreci sonrasında kalan deri ve yumuşak dokuları düzenlemektir.
Bu nedenle ameliyattan sonra vücut ağırlığının mümkün olduğunca stabil tutulması önem taşır.
Önemli miktarda yeniden kilo alınması deri ve dokuların tekrar genişlemesine neden olabilir.
Ardından yeniden kilo verilmesi halinde yeni gevşeklikler oluşabilir.
Dengeli beslenme ve kişinin sağlık durumuna uygun fiziksel aktivite, elde edilen vücut konturunun uzun dönemde korunmasına yardımcı olur.
Gebelik planı olan kadınlarda zamanlama ayrıca konuşulmalıdır.
Gebelik karın duvarında, deride ve meme dokusunda yeni değişiklikler oluşturabileceği için bazı operasyonların zamanlamasının ileri bir tarihe bırakılması daha uygun olabilir.
Bu karar kişinin planları ve mevcut anatomisi değerlendirilerek verilir.
Beklentiler Nasıl Belirlenmeli?
Büyük kilo kaybı sonrasında ameliyat düşünen kişinin en önemli konulardan biri, elde edilebilecek değişim hakkında gerçekçi bilgi sahibi olmasıdır.
Cerrahi, deri fazlalığını belirgin ölçüde azaltabilir ve vücut konturunu yeniden düzenleyebilir.
Ancak tamamen izsiz, kusursuz simetrik veya yaşlanmadan etkilenmeyecek bir vücut vaat edilmesi doğru değildir.
İnsan vücudunda doğal asimetriler bulunur.
Bir omuz diğerinden hafif farklı olabilir, bel hattında küçük farklılıklar bulunabilir veya göğüsler tam olarak aynı biçimde olmayabilir.
Cerrahi plan bunları mümkün olduğunca dikkate alır ancak matematiksel olarak tamamen eşit bir vücut oluşturmak gerçekçi değildir.
Ayrıca cilt yaşlanmaya devam eder.
Dokular zaman içerisinde doğal değişim gösterir.
Bu gerçeklerin ameliyat öncesinde anlaşılması, kişinin sonucu daha doğru değerlendirmesini sağlar.
Sık Sorulan Sorular
Obezite ameliyatı olmadan bu işlemler yapılabilir mi?
Evet. Büyük kilo kaybının mutlaka cerrahi bir yöntemle gerçekleşmiş olması gerekmez. Beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle yüksek miktarda kilo veren kişilerde de benzer deri fazlalıkları oluşabilir. Değerlendirmede esas olan mevcut vücut yapısı ve genel sağlık durumudur.
Kilo vermeye devam ederken ameliyat olunabilir mi?
Genellikle kilonun stabil hale gelmesi tercih edilir. Devam eden belirgin kilo kaybı ameliyat sonrasında vücut konturunun yeniden değişmesine neden olabilir.
Kaç ameliyat gerekir?
Sabit bir sayı yoktur. Yalnızca tek bir bölgesi etkilenen kişide bir operasyon yeterli olabilir. Çok sayıda bölgede belirgin gevşeklik bulunan kişilerde ise aşamalı cerrahi gerekebilir.
Operasyonlar kilo vermeyi sağlar mı?
Bu ameliyatların amacı kilo vermek değildir. Çıkarılan dokular nedeniyle tartıda bir miktar değişiklik görülebilir ancak temel hedef vücut konturunun düzenlenmesidir.
Sporla fazla deri ortadan kalkar mı?
Egzersiz kas yapısını güçlendirebilir ve vücudun genel görünümünü olumlu etkileyebilir. Ancak ileri derecede gevşemiş ve katlantı oluşturan deriyi egzersizle tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir.
Ameliyat sonrasında ne zaman spor yapılabilir?
İlk dönemde uygun hastalarda kontrollü yürüyüşlere başlanabilir. Daha yoğun egzersizlere ve ağırlık çalışmalarına dönüş, yapılan operasyon ve iyileşme durumuna göre Dr. Ömer Parıldar’ın kontrolleri sonrasında planlanmalıdır.
Sonuçlar hemen görülür mü?
Vücut konturundaki değişim erken dönemde fark edilir ancak şişlik nedeniyle ilk görünüm nihai sonuç değildir. Dokuların yerleşmesi ve ödemin azalması zaman alır.
İzler tamamen geçer mi?
Hayır. Deri çıkarılan cerrahi işlemlerde kalıcı iz bulunur. İzlerin belirginliği zaman içerisinde azalabilir ancak tamamen kaybolacağı garanti edilemez.
Post Bariatrik Vücut Şekillendirme İçin Dr. Ömer Parıldar ile Planlama
Post Bariatrik Vücut Şekillendirme için doğru yaklaşım, mümkün olan en fazla işlemi aynı anda yapmak değil; hangi bölgelerin gerçekten tedaviye ihtiyaç duyduğunu ve bu bölgelerin hangi sırayla ele alınmasının uygun olduğunu belirlemektir.
Dr. Ömer Parıldar, büyük kilo kaybı sonrasındaki vücut değişikliklerini bütüncül olarak değerlendirir.
Karın, bel, sırt, kollar, uyluklar ve göğüs bölgesi yalnızca tek tek değil, birbirleriyle oluşturdukları oranlar üzerinden incelenir.
Muayenede kişinin beklentileri dinlenirken cerrahi olarak mümkün olan değişimlerin sınırları da açıklanır.
Ameliyat izleri, iyileşme süreci, operasyonların birleştirilip birleştirilemeyeceği ve gerektiğinde tedavinin kaç aşamada gerçekleştirilebileceği kişiye özel olarak konuşulur.
Bu yaklaşım, yoğun kilo kaybı sonrasında yeni vücuduyla daha uyumlu bir kontur isteyen kişinin süreci neyle karşılaşacağını bilerek planlamasını sağlar.
Her hastanın başlangıç noktası farklı olduğu için sonuç da kişiye özeldir.
Bu nedenle karar, başka bir hastanın fotoğrafı veya uygulanan ameliyat üzerinden değil, kişinin kendi anatomisi ve sağlık koşulları üzerinden verilmelidir.
İletişim
Dr. Ömer Parıldar
Telefon: +90 546 198 81 35
WhatsApp: +90 546 198 81 35
E-posta: info@dromerparildar.com
Adres: Basınköy, Florya Cd. No:15-17, 34153 Bakırköy / İstanbul
Yüksek miktarda kilo kaybı sonrasında karın, bel, sırt, kollar, uyluklar veya göğüs bölgesinde sizi rahatsız eden deri ve doku değişiklikleri bulunuyorsa, Dr. Ömer Parıldar ile kişisel değerlendirme planlayarak hangi bölgelerin ele alınabileceğini, operasyonların nasıl sıralanabileceğini ve size uygun cerrahi yol haritasını ayrıntılı biçimde öğrenebilirsiniz.
İlgili bağlantı: https://www.dromerparildar.com/iletisim/
İlgili bağlantı: https://www.instagram.com/dromerparildar/