Richiedi un appuntamento

Dudak dolgusu dudak hacmini, dudak konturunu, üst ve alt dudak arasındaki oranı veya yaşla birlikte belirginleşen hacim kaybını değerlendirmek amacıyla Dr. Ömer Parıldar tarafından kişiye özel olarak planlanabilen enjeksiyon uygulamalarından biridir. Dudakların yalnızca ne kadar dolgun olduğu değil; yüzün alt bölümüyle ilişkisi, ağız genişliği, dudakların doğal projeksiyonu, sağ-sol asimetrisi ve kişinin mimikleri de uygulama öncesinde değerlendirilmelidir. Amaç dudakları mümkün olduğunca büyütmek değil, kişinin doğal anatomisi içerisinde dengeli bir hacim ve kontur oluşturmaktır.

Dudak yapısı kişiden kişiye önemli ölçüde değişir. Bazı kişiler doğal olarak ince dudaklara sahipken bazı kişilerde üst ve alt dudak arasında hacim farkı daha belirgin olabilir. Yaşla birlikte dudak dokusundaki hacim azalabilir, dudak kenarları daha az belirgin hâle gelebilir ve ağız çevresinde ince çizgiler oluşabilir.

Başka bir kişide ise hacim yeterli olduğu hâlde özellikle dudak konturunun belirli bir bölümünde asimetri dikkat çekebilir.

Bu nedenle dudak enjeksiyonunu yalnızca “kaç mililitre ürün kullanılacağı” üzerinden değerlendirmek doğru değildir.

Aynı miktardaki dolgu maddesi iki farklı kişide tamamen farklı bir görünüm oluşturabilir. Dudak genişliği, doku kalınlığı ve başlangıç hacmi sonucu doğrudan etkiler.

Dr. Ömer Parıldar uygulama öncesinde dudakları yalnızca hareketsiz şekilde değil; konuşurken, gülümserken ve dudaklar hafifçe kapalıyken de değerlendirebilir. Böylece doğal hareket sırasında belirginleşen asimetriler de planlamaya dahil edilebilir.

Dudak dolgusu kimler için değerlendirilebilir?

Dudak dolgusu dudaklarında doğal olarak sınırlı hacim bulunan, yaşla ilişkili hacim kaybı yaşayan, dudak konturunu belirginleştirmek isteyen veya seçilmiş asimetrilerin azaltılmasını hedefleyen yetişkinlerde değerlendirilebilir.

Belirli bir yaşa ulaşmak uygulama için tek başına bir neden değildir.

Kişinin mevcut dudak anatomisinden rahatsız olması ve beklentisinin uygulamanın sağlayabileceği değişiklikle uyumlu olması önemlidir.

Bazı kişiler belirgin hacim artışı istemez.

Yalnızca üst dudağın belirli bölgelerinde hafif kontur düzenlemesi talep edebilir.

Başka bir hasta alt ve üst dudak arasındaki hacim dengesini değiştirmek isteyebilir.

Bazı kişiler ise yaşla birlikte kaybolan dudak desteğinin yeniden değerlendirilmesini ister.

Bu talepler aynı uygulama planıyla karşılanmaz.

Daha önce dudak bölgesine dolgu uygulanmışsa bunun ne zaman yapıldığı paylaşılmalıdır.

Eski ürün tamamen kaybolmamış olabilir.

Dudak içerisinde düzensiz sertlikler, nodüller veya önceki uygulamaya bağlı asimetri bulunabilir.

Bu durumda yeni ürün eklemeden önce mevcut dokunun değerlendirilmesi gerekir.

Aktif uçuk, ağız çevresinde enfeksiyon, açık yara veya belirgin iltihabi durum bulunuyorsa işlem ertelenebilir.

Daha önce sık uçuk geçiren kişiler bunu Dr. Ömer Parıldar'a bildirmelidir. Enjeksiyon dudak çevresinde herpes virüsünün yeniden aktive olmasına katkıda bulunabilir ve bazı kişilerde önleyici yaklaşım değerlendirilmesi gerekebilir.

Hamilelik ve emzirme döneminde elektif estetik dolgu uygulamalarının ertelenmesi genellikle tercih edilir.

Ayrıca ciddi alerji öyküsü, bağışıklık sistemiyle ilgili hastalıklar, kullanılan ilaçlar veya daha önce dolgu maddelerine karşı yaşanan reaksiyonlar da uygulama öncesinde paylaşılmalıdır.

Dudak anatomisinde hangi noktalar önemlidir?

Dudağın estetik görünümü yalnızca kırmızı bölümünün hacmiyle oluşmaz.

Üst dudağın ortasındaki Cupid yayı, filtrum sütunları, dudak kenarları, ağız köşeleri ve üst-alt dudak ilişkisi genel görünüm üzerinde etkilidir.

Üst dudak genellikle merkezde belirgin bir kıvrıma sahiptir.

Bu kıvrımın aşırı biçimde doldurulması doğal yapıyı bozabilir.

Aynı şekilde dudak kenarlarını gereğinden fazla belirginleştirmek sert veya yapay bir kontur oluşturabilir.

Alt dudak çoğu kişide doğal olarak üst dudağa göre daha fazla hacme sahip olabilir.

Ancak herkes için geçerli tek bir ideal oran yoktur.

Kişinin yüzü, çene yapısı ve ağız genişliği değerlendirilmeden yalnızca belirli bir dudak oranını hedeflemek doğru değildir.

Dudakların profilden görünümü de önemlidir.

Önden dengeli görünen bir dudak, profilden gereğinden fazla öne çıkabilir.

Bu nedenle uygulama yalnızca ön cepheden planlanmamalıdır.

Burun, üst dudak ve çene arasındaki ilişki yüz profilinde birlikte değerlendirilir.

Yüz oranları neden dudaktan daha önemlidir?

Bir uygulamanın başarılı görünmesi yalnızca dudakların kendi içinde dengeli olmasına bağlı değildir.

Dudak, yüzün alt üçte birlik bölümünün bir parçasıdır.

Çene gerideyse dudaklar profilden daha önde algılanabilir.

Çene yapısı güçlü olan bir kişide aynı hacim daha farklı görünebilir.

Burun tabanı ve üst dudak arasındaki mesafe de dudak görünümünü etkiler.

Üst dudağın çok ileri taşınması bu mesafenin algısını değiştirebilir.

Ağız genişliği de önemlidir.

Dar ağız yapısında fazla hacim dudakları daha kısa ve ağır gösterebilir.

Daha geniş ağız yapısında ise dolgunluğun dağılımı farklı planlanabilir.

Bu nedenle kişinin başka bir fotoğrafta gördüğü dudak şeklini birebir istemesi her zaman anatomik olarak uygun değildir.

Dr. Ömer Parıldar hastanın beğendiği görünümün hangi özelliklerini istediğini anlamaya çalışabilir ancak uygulamanın kişinin kendi yüz yapısına göre planlanması gerekir.

Dudak dolgusu nasıl planlanır?

Dudak dolgusu planlanırken mevcut hacim, üst-alt dudak oranı, Cupid yayı, dudak kenarları, doğal asimetriler ve dudakların hareket sırasındaki görünümü birlikte incelenir. Dr. Ömer Parıldar aynı zamanda kişinin daha önce dolgu yaptırıp yaptırmadığını ve nasıl bir sonuç istediğini değerlendirir.

Bir kişinin temel hedefi hacim artışı olabilir.

Başka bir hasta yalnızca konturun daha düzenli görünmesini isteyebilir.

Bir diğer kişide ise merkez ve yan bölümler arasındaki hacim dağılımının dengelenmesi gerekebilir.

Bu nedenle uygulama noktaları herkeste aynı olmaz.

Ürün seçimi de önemlidir.

Dudak bölgesinde çoğunlukla hyalüronik asit içerikli dolgu maddeleri değerlendirilir.

Ancak her hyalüronik asit dolgusu aynı yoğunluk ve elastik özelliklere sahip değildir.

Dudak hareketli bir bölge olduğu için kullanılacak ürünün doku içerisindeki davranışı önem taşır.

Kullanılacak miktar da başlangıç anatomisine göre belirlenmelidir.

İlk kez uygulama yaptıran, ince dudaklı bir kişiye tek seansta gereğinden fazla hacim vermek dokuların doğal oranını bozabilir.

Bazı durumlarda daha kontrollü ve aşamalı yaklaşım tercih edilebilir.

Bu şekilde doku yanıtı ve kişinin yeni görünümüne uyumu daha sağlıklı değerlendirilebilir.

Daha fazla dolgu daha iyi sonuç anlamına gelir mi?

Hayır.

Dudak dokusunun anatomik bir kapasitesi vardır.

Belirli bir noktadan sonra eklenen hacim doğal dudak sınırlarının dışına taşabilir.

Bu durum üst dudağın burun altına doğru kabarık görünmesine veya dudak konturunun bulanıklaşmasına neden olabilir.

Ürün uygun doku düzleminde kalmadığında veya zaman içerisinde yer değiştirdiğinde dudak sınırlarının üzerinde dolgunluk görülebilir.

Bu durum halk arasında dolgu migrasyonu olarak ifade edilir.

Her dudak yapısının kaldırabileceği hacim aynı değildir.

Doğal olarak ince ve küçük dudaklara sahip bir kişiyle geniş ve hacimli dudak yapısındaki bir kişinin planı aynı olamaz.

Bu nedenle hedef kullanılan ürün miktarı değil, elde edilen oran olmalıdır.

Gerekli durumlarda uygulamanın aşamalı yapılması daha kontrollü olabilir.

Asimetrik dudaklar tamamen eşitlenebilir mi?

İnsan yüzünde tam simetri bulunmaz.

Dudaklar da buna dahildir.

Bir taraf biraz daha yüksek olabilir.

Üst dudağın bir bölümü diğerinden daha ince görünebilir.

Ağız köşelerinden biri daha farklı hareket edebilir.

Bu farklılıkların bir kısmı dudak dokusundan, bir kısmı ise kas hareketlerinden veya yüz iskeletinden kaynaklanabilir.

Dolgu yalnızca hacimle ilişkili asimetrileri belirli ölçüde düzeltebilir.

Kas hareketinden veya kemik yapısından kaynaklanan bütün farklılıkların ürün eklenerek ortadan kaldırılması mümkün değildir.

Ayrıca çok küçük bir asimetriyi tamamen yok etmeye çalışmak gereksiz hacim eklenmesine yol açabilir.

Amaç yüzün doğal farklılıklarını silmek değil, dikkat çeken dengesizlikleri azaltmaktır.

Uygulama öncesinde sağ ve sol tarafın fotoğraflanması veya farklı açılardan değerlendirilmesi bu nedenle yararlı olabilir.

İşlem sırasında ağrı olur mu?

Dudak bölgesi sinir uçlarının yoğun olduğu hassas bir alandır.

Bu nedenle enjeksiyon sırasında batma, yanma veya basınç hissedilebilir.

Ağrı eşiği kişiden kişiye değişir.

Uygulama öncesinde topikal uyuşturucu ürünler değerlendirilebilir.

Bazı dolgu maddelerinin içerisinde lokal anestezik bileşenler bulunabilir.

Uygulama tekniği de konfor üzerinde etkilidir.

İşlem süresi uygulama alanlarının kapsamına göre değişebilir.

Ancak dudak dolgusu cerrahi operasyon değildir ve kesi yapılmaz.

Enjeksiyon sonrasında hassasiyetin birkaç gün devam etmesi mümkündür.

Özellikle yemek yerken, konuşurken veya dudağa baskı geldiğinde ilk dönemde farklılık hissedilebilir.

Dudakta iğne mi kanül mü kullanılır?

Dolgu uygulamalarında iğne ve kanül farklı teknik özelliklere sahiptir.

Hangi aracın kullanılacağı yapılacak işlemin bölgesine, ürünün özelliklerine ve uygulayıcının planına göre değişebilir.

İğne daha hassas noktasal uygulamalara olanak sağlayabilir.

Kanül ise belirli doku düzlemlerinde farklı bir dağılım sağlayabilir.

Bir yöntemin her durumda diğerinden daha güvenli veya daha iyi olduğu söylenemez.

Dudak damar açısından zengin bir bölgedir.

Bu nedenle kullanılan araçtan bağımsız olarak damar anatomisinin bilinmesi ve enjeksiyon sırasında dikkatli teknik uygulanması önemlidir.

Dr. Ömer Parıldar ihtiyaca göre farklı teknikleri aynı uygulama içerisinde dahi değerlendirebilir.

Hastanın hangi aracın kullanıldığından çok neden o tekniğin tercih edildiğini anlaması daha önemlidir.

Dudak dolgusu sonrası ilk günlerde ne beklenir?

Dudak dolgusu sonrasında şişlik, hassasiyet, küçük morluklar ve geçici asimetri görülmesi mümkündür. Dudak dokusu damar bakımından zengin olduğu için enjeksiyon sonrası ödem bazı kişilerde belirgin olabilir. Bu nedenle işlem biter bitmez görülen hacim nihai sonuç değildir.

Özellikle ilk günlerde dudaklar beklenenden daha büyük görünebilir.

Bir taraf daha fazla şişebilir.

Üst dudak ile alt dudak arasındaki oran geçici olarak farklı algılanabilir.

Bu görünüm hemen ek dolgu ihtiyacı olarak değerlendirilmemelidir.

Şişlik azaldıkça gerçek hacim daha net ortaya çıkar.

Enjeksiyon noktalarında küçük kızarıklıklar olabilir.

Hafif hassasiyet ve sertlik hissedilebilir.

Bu durumların kademeli olarak azalması beklenir.

Dudakların sürekli elle kontrol edilmesi, sert biçimde bastırılması veya kişinin kendi kendine yoğun masaj yapması uygun değildir.

Masaj yalnızca uygulamayı yapan hekimin özellikle önerdiği durumda ve tarif ettiği biçimde yapılmalıdır.

Dudağın şeklinin ilk saatlerde veya ilk birkaç günde sürekli değerlendirilmesi gereksiz endişeye yol açabilir.

Sonuç için ödemin azalmasına zaman tanınmalıdır.

İşlem sonrası yemek ve içmek mümkün müdür?

Uygulama sonrasında günlük beslenmeye genel olarak dönülebilir ancak ilk saatlerde dudakların hassas olabileceği unutulmamalıdır.

Çok sıcak yiyecek ve içecekler uyuşukluk mevcutsa fark edilmeden rahatsızlık oluşturabilir.

Dudakları aşırı zorlayan veya üzerine yoğun baskı yapan hareketlerden erken dönemde kaçınmak rahatlık sağlayabilir.

Kişinin uygulama sonrasında kendisine verilen özel önerileri takip etmesi gerekir.

İnternette yer alan birbirinden farklı genel tavsiyeler yerine kişinin kendi uygulamasının özellikleri dikkate alınmalıdır.

Dudakta ciddi ağrı, beklenmeyen renk değişikliği veya hızla artan şişlik gibi olağan dışı bulgular varsa günlük bakım önerilerini uygulamakla yetinmemek, doğrudan tıbbi değerlendirme istemek gerekir.

Ruj ve makyaj ne zaman uygulanabilir?

Enjeksiyon noktalarının hemen üzerine yoğun kozmetik ürün sürmek erken dönemde uygun olmayabilir.

İğne girişlerinin kapanması için zaman tanınmalıdır.

Ruj, dudak kalemi veya diğer kozmetik ürünlerin kullanımına dönüş konusunda uygulama sonrasında verilen yönlendirmelere uyulması daha doğru olur.

Kullanılan ürünlerin temiz olması önemlidir.

Özellikle açık ürünlerin veya ortak kullanılan kozmetiklerin enjeksiyon bölgesiyle erken teması enfeksiyon açısından uygun değildir.

Dudak çevresinde peeling veya güçlü eksfoliasyon uygulamaları da ilk dönemde ertelenebilir.

Öpüşme, masaj ve dudaklara baskı konusunda ne yapılmalıdır?

Dudak dokusuna yoğun baskı uygulayan aktivitelerin hemen işlem sonrasında sınırlandırılması önerilebilir.

Bunun nedeni dolguyu elle “yerine oturtmak” değil, yeni enjeksiyon yapılan dokunun gereksiz travmadan korunmasıdır.

Dudaklara sert masaj uygulanmamalıdır.

Ürünü kişinin kendi isteğiyle belirli bir yöne doğru itmeye çalışması doğru değildir.

Aynı şekilde dudakları sıkıştıran veya uzun süre baskı oluşturan hareketler ilk dönemde rahatsızlık yaratabilir.

Hangi süreyle dikkat edilmesi gerektiği uygulamanın kapsamına göre değişebileceğinden Dr. Ömer Parıldar'ın kişisel önerileri esas alınmalıdır.

Dolgu sonrası küçük sertlikler normal midir?

İlk günlerde ödem, enjeksiyon noktaları ve ürünün dokuyla bütünleşme süreci nedeniyle küçük sertlikler hissedilebilir.

Bu durum her zaman sorun anlamına gelmez.

Ancak sertliğin zaman içerisinde azalmaması, belirgin ağrıya eşlik etmesi veya görünür düzensizlik oluşturması durumunda değerlendirme yapılmalıdır.

Hasta kendi başına güçlü masaj uygulamamalıdır.

Her nodül aynı nedenle oluşmaz.

Bazıları ödemle ilişkiliyken bazıları ürün dağılımından veya farklı doku reaksiyonlarından kaynaklanabilir.

Nadiren gecikmiş inflamatuvar reaksiyonlar da görülebilir.

Bu nedenle kalıcı bir sertlik veya şişlik olduğunda muayene en doğru yaklaşımı belirler.

Damar tıkanıklığı neden önemli bir komplikasyondur?

Dolgu uygulamalarında nadir ancak ciddi komplikasyonlardan biri ürünün damar içine girmesi veya damara baskı yaparak kan akımını bozmasıdır.

Dudak ve çevresi yoğun damar ağına sahiptir.

Bu nedenle damar anatomisinin bilinmesi önemlidir.

Normal enjeksiyon sonrası hassasiyetle damar problemi aynı şey değildir.

Şiddetli veya giderek artan ağrı, ciltte olağan dışı beyazlaşma, morumsu ağ görünümü, belirgin soğukluk veya beklenmeyen renk değişiklikleri hızlı değerlendirme gerektirir.

Böyle belirtiler oluştuğunda bir sonraki günün beklenmesi doğru olmayabilir.

Özellikle hyalüronik asit dolgularında gerektiğinde hyalüronidaz adı verilen enzim kullanılarak dolgu maddesinin çözülmesi değerlendirilebilir.

Tedavinin zamanında başlanması önemlidir.

Bu nedenle işlem sonrası hastanın hangi belirtilerin normal ödem ve morluktan farklı olduğunu bilmesi gerekir.

Dolgu eritilebilir mi?

Hyalüronik asit içeren dolguların önemli özelliklerinden biri gerektiğinde hyalüronidaz enzimiyle parçalanabilmeleridir.

Bu işlem yalnızca estetik olarak sonuç beğenilmediğinde değil, bazı komplikasyonların tedavisinde de kullanılabilir.

Ancak dolgu eritme işlemi de basit bir kozmetik düzeltme gibi değerlendirilmemelidir.

Ne kadar ürünün nerede bulunduğu, hangi dolgunun kullanıldığı ve eritmenin hangi nedenle istendiği değerlendirilmelidir.

Bazen tüm ürünün değil, belirli bir bölgenin düzeltilmesi gerekebilir.

Ayrıca uygulama sonrasında şişlik varken sonucu beğenmediğine karar veren kişinin hemen eritme talep etmesi doğru olmayabilir.

Öncelikle ödemin azalması ve gerçek sonucun görülmesi için uygun süre beklenmelidir.

Tıbbi acil durum şüphesi varsa ise bekleme yaklaşımı geçerli değildir ve hızlı müdahale gerekir.

Önceden yapılmış dolgunun üzerine tekrar ürün uygulanabilir mi?

Her zaman doğrudan ek ürün uygulanması uygun değildir.

Daha önce kullanılan dolgu tamamen kaybolmamış olabilir.

Özellikle tekrarlayan uygulamalarda dudak içerisinde beklenenden daha fazla ürün kalabilir.

Konturun üzerinde dolgunluk veya migrasyon varsa yeni ürün eklemek görünümü daha da ağırlaştırabilir.

Bu nedenle geçmiş uygulama tarihi önemlidir.

Kişi ne zaman ve yaklaşık ne kadar dolgu yaptırdığını biliyorsa paylaşmalıdır.

Ürünün markasını hatırlamaması değerlendirmeyi imkânsız hâle getirmez ancak bilinen bilgiler yararlı olabilir.

Dr. Ömer Parıldar mevcut doku durumunu değerlendirerek ek uygulamanın uygun olup olmadığına karar verebilir.

Bazı kişilerde önce mevcut dolgunun azaltılması veya eritilmesi, daha sonra yeni planlama yapılması daha uygun olabilir.

Dudak dolgusu ne kadar kalıcıdır?

Dudak dolgusu kalıcı bir uygulama değildir. Hyalüronik asit bazlı ürünler zaman içerisinde vücut tarafından parçalanır ve dudak hacmi kademeli olarak başlangıç görünümüne yaklaşabilir. Etkinin ne kadar süreceği kullanılan ürünün özelliklerine, uygulanan miktara, kişinin metabolizmasına, dudak hareketlerine ve önceki uygulamalara göre değişebilir.

Dudak oldukça hareketli bir bölgedir.

Konuşma, yeme ve mimikler sırasında sürekli hareket eder.

Bu nedenle dolgu maddesinin kalıcılığı yüzün daha hareketsiz bazı bölgelerinden farklı olabilir.

Etki genellikle bir anda kaybolmaz.

Hacim zaman içerisinde yavaşça azalır.

Tekrar uygulama için herkesin takip etmesi gereken tek bir takvim bulunmaz.

Kişi hacmin azaldığını düşündüğünde dudakların mevcut durumu yeniden değerlendirilmelidir.

Eski ürün tamamen kaybolmadan sürekli ek uygulama yapmak zaman içerisinde gereğinden fazla hacim birikmesine yol açabilir.

Bu nedenle tekrar uygulamaların da ilk uygulama kadar dikkatli planlanması gerekir.

Uygulama dudakları kalıcı olarak büyütür mü?

Hyalüronik asit bazlı dolguların temel etkisi geçicidir.

Ürün zaman içerisinde parçalandıkça hacim azalır.

Tekrarlayan uygulamalar sonrasında dudak dokusunda bir süre farklılık hissedilmesi mümkün olsa da işlem kalıcı cerrahi dudak büyütme yöntemi olarak değerlendirilmemelidir.

Kişinin uygulamayı bıraktığında dudaklarının “eskisinden daha kötü” olacağı şeklindeki genelleme de doğru değildir.

Yaşlanma süreci doğal olarak devam eder.

Uzun yıllar içerisinde dudak hacmi ve cilt yapısı değişebilir.

Bunun nedeni yalnızca dolgunun bırakılması değildir.

Doğal görünüm nasıl korunur?

Doğallık yalnızca düşük miktarda ürün kullanmak anlamına gelmez.

Ürünün doğru bölgelere dağıtılması, dudak kenarlarının aşırı keskinleştirilmemesi ve yüz oranlarının korunması önemlidir.

Üst dudağın çok fazla öne taşınması doğal profil ilişkisini bozabilir.

Alt dudağın gereğinden fazla büyütülmesi ağız çevresinde ağır bir görünüm oluşturabilir.

Cupid yayının aşırı belirginleştirilmesi de kişinin doğal dudak karakterini değiştirebilir.

Bu nedenle Dudak dolgusu planlamasında kişinin dudak yapısını tamamen değiştirmek yerine hangi küçük düzenlemelerin yüzüyle daha uyumlu olacağı değerlendirilmelidir.

Doğal sonucun önemli bir parçası da hareketli görünümün korunmasıdır.

Dudaklar yalnızca fotoğraf için değil; konuşma, gülme ve günlük mimikler sırasında da dengeli görünmelidir.

Dr. Ömer Parıldar

Dudak bölgesinde küçük hacim değişiklikleri bile yüz ifadesini belirgin biçimde etkileyebilir. Dr. Ömer Parıldar bu nedenle uygulama öncesinde yalnızca dudakların inceliğine değil; üst-alt dudak oranına, Cupid yayına, ağız genişliğine, profil görünümüne ve mevcut asimetrilere birlikte bakar.

Bazı kişilerde çok sınırlı hacim artışı yeterli olabilir.

Başka bir hastada konturun belirli bölgelerinin düzenlenmesi ön plana çıkabilir.

Önceden birden fazla uygulama yaptırmış kişilerde ise yeni ürün eklemekten önce mevcut dolgunun dağılımının değerlendirilmesi gerekebilir.

İlk uygulamada hedeflenen görünümün bir anda maksimum hacimle oluşturulması yerine gerektiğinde kontrollü ve aşamalı yaklaşım değerlendirilebilir.

Bu yöntem dudak dokusunun yeni hacme verdiği yanıtın takip edilmesine ve kişinin yüz oranlarının korunmasına yardımcı olabilir.

Muayene sırasında beklenen hacim, olası şişlik, önceki dolgular, asimetri ve uygulamanın sınırları ayrıntılı biçimde konuşulabilir.

İletişim

Dr. Ömer Parıldar

Telefon: +90 546 198 81 35
WhatsApp: +90 546 198 81 35
E-posta: info@dromerparildar.com

Adres:
Basınköy, Florya Cd. No:15-17
34153 Bakırköy / İstanbul

Dudak hacminizin, konturunuzun ve yüzünüzün alt bölümüyle olan oranının birlikte değerlendirilmesi için Dr. Ömer Parıldar ile bireysel muayene randevusu oluşturabilir; doğal dudak yapınızı korumayı hedefleyen kişisel uygulama planınızı ayrıntılı biçimde görüşebilirsiniz.

İlgili bağlantı: https://www.dromerparildar.com/iletisim/

İlgili bağlantı: https://www.instagram.com/dromerparildar/

Torna al blog

Leave a comment

WhatsApp
Dr. Ömer Parıldar Assistenza online · WhatsApp
Buongiorno, come possiamo aiutarti? Puoi scriverci subito per informazioni sui trattamenti, sugli appuntamenti o sul percorso.