Kilo kaybı sonrası fazla deri aldırma

Kilo kaybı sonrası fazla deri aldırma süreci, önemli miktarda kilo verdikten sonra karın, bel, sırt, kol, uyluk, göğüs veya farklı bölgelerde kalan deri fazlalıklarının kişiye özel olarak değerlendirilmesini kapsar. Dr. Ömer Parıldar, İstanbul’da gerçekleştirdiği muayenelerde yalnızca sarkan derinin miktarına değil; kişinin kilo verme öyküsüne, kilosunun ne kadar süredir stabil olduğuna, deri kalitesine, genel sağlık durumuna, daha önce geçirdiği operasyonlara ve günlük yaşamda en fazla rahatsızlık yaratan bölgelere birlikte bakar. Çünkü büyük kilo kaybı sonrasında ortaya çıkan vücut değişiklikleri her hastada aynı değildir ve uygun cerrahi plan tek bir operasyon adıyla açıklanamaz.
Bariatrik cerrahi sonrasında ya da uzun süreli beslenme ve yaşam biçimi değişiklikleriyle ciddi miktarda kilo veren kişilerde vücut hacmi önemli ölçüde küçülebilir. Buna karşılık yıllarca genişlemiş olan deri her zaman yeni vücut ölçülerine tamamen uyum sağlayamayabilir.
Karın bölgesinde önlük biçiminde aşağı doğru sarkan deri oluşabilir. Üst kollarda hareket sırasında belirginleşen gevşeklik görülebilir. Uylukların iç kısmında katlantılar ve sürtünme meydana gelebilir. Göğüslerde hacim azalmasıyla birlikte aşağı doğru yer değiştirme yaşanabilir. Bel ve sırt çevresinde ise kilo kaybına rağmen gevşek deri halkaları kalabilir.
Bu durumların bazıları yalnızca görünüm açısından rahatsızlık oluştururken bazıları günlük hayatı da etkileyebilir. Deri katlantıları arasında tahriş, terleme, tekrarlayan kızarıklık, hareket sırasında sürtünme veya kıyafetlerin vücuda uygun oturmaması gibi sorunlar görülebilir.
Kilo kaybı sonrası fazla deri aldırma değerlendirmesinin temel amacı tüm vücudu aynı anda değiştirmek değildir. Asıl amaç, kişinin önceliklerini anlamak, cerrahi olarak gerçekten fayda görebilecek bölgeleri belirlemek ve güvenli sınırlar içinde aşamalı ya da kombine bir tedavi planı oluşturmaktır.
Kilo kaybı sonrası fazla deri aldırma kimler için düşünülebilir?
Kilo kaybı sonrası fazla deri aldırma operasyonları, önemli miktarda kilo vermiş, mevcut kilosu artık büyük ölçüde stabil seyreden ve kalan deri fazlalıkları nedeniyle fiziksel ya da görsel rahatsızlık yaşayan kişilerde değerlendirilebilir.
Burada en önemli noktalardan biri kilo stabilitesidir.
Kişinin kilosu hâlâ hızlı şekilde düşmeye devam ediyorsa vücut dokularının görünümü de değişmeye devam eder. Çok erken dönemde yapılan deri çıkarma ameliyatlarının ardından yeni gevşeklikler ortaya çıkabilir.
Bu nedenle yalnızca hedef kiloya ulaşmak yeterli değildir. Kilonun belirli bir süre boyunca büyük değişiklikler göstermemesi de cerrahi plan açısından önemlidir.
Genel sağlık durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Diyabet, kalp-damar hastalıkları, kontrolsüz tansiyon, kansızlık, pıhtılaşma bozuklukları veya daha önce yaşanmış yara iyileşmesi problemleri cerrahi süreci etkileyebilir.
Kullanılan ilaçların ve destek ürünlerinin de açık şekilde paylaşılması gerekir.
Sigara ve nikotin kullanımı özellikle önemlidir. Nikotin dokulara ulaşan kan miktarını azaltarak yara iyileşmesini zorlaştırabilir ve bazı komplikasyonların görülme riskini artırabilir.
Kişinin beklentileri de cerrahi uygunluğun önemli parçalarından biridir.
Deri çıkarma ameliyatları vücut konturunu değiştirebilir ancak ameliyat izlerini ortadan kaldırmaz. Asimetri tamamen yok olmayabilir ve vücudun her bölgesi tek bir operasyonla kusursuz hâle getirilemez.
Dr. Ömer Parıldar değerlendirme sırasında kişinin hangi bölgeden en fazla rahatsız olduğunu anlamaya önem verir. Bir hastanın önceliği karın bölgesindeki ağır deri katlantısı olabilirken başka bir kişinin temel şikâyeti kollar veya uyluklar olabilir.
Cerrahi plan hastanın kendi önceliklerinden başlamalıdır.
Deri kilo verdikten sonra neden tamamen toparlanmayabilir?
Derinin vücut hacmindeki değişikliklere uyum sağlayabilmesini sağlayan elastik yapılar bulunur.
Vücut uzun yıllar yüksek kiloda kaldığında deri giderek genişler.
Kilo verildikten sonra yağ dokusunun hacmi azalır ancak deri aynı oranda küçülmeyebilir.
Bu durumun derecesi kişiden kişiye değişir.
Yaş, genetik yapı, kişinin verdiği toplam kilo, daha yüksek kiloda geçirdiği süre, gebelik geçmişi, cilt özellikleri, sigara kullanımı ve güneş hasarı gibi birçok faktör deri elastikiyetini etkileyebilir.
Bazı insanlar yüksek miktarda kilo vermelerine rağmen görece sınırlı deri gevşekliği yaşarken bazı kişilerde çok daha belirgin deri katlantıları oluşabilir.
Deri fazlalığı da vücudun her alanında aynı biçimde gelişmez.
Karında deri aşağı doğru sarkabilir.
Sırt bölgesinde yatay katlantılar oluşabilir.
Üst kollardaki deri kol kaldırıldığında belirgin şekilde aşağı sarkabilir.
Uyluklarda özellikle iç bölgedeki fazlalık yürürken birbirine sürtünebilir.
Göğüslerde deri hacmi, içeride kalan meme dokusuna göre fazla kalabilir.
Dolayısıyla yalnızca verilen kilo miktarı üzerinden hangi operasyonların gerekeceğini söylemek mümkün değildir.
Muayene, hangi dokunun gerçekten fazla olduğunu anlamak açısından önem taşır.
Kilo kaybı sonrası fazla deri aldırma hangi bölgeleri kapsar?
Kilo kaybı sonrası fazla deri aldırma tek bir cerrahi işlem değildir. Vücudun hangi bölgelerinde fazla deri kaldığına bağlı olarak farklı ameliyatların tek başına veya aşamalı biçimde planlanabildiği geniş bir yaklaşımı ifade eder.
En sık değerlendirilen bölgelerden biri karındır.
Alt karında yoğun deri fazlalığı bulunuyorsa pannikülektomi değerlendirilebilir. Bu işlem özellikle aşağı doğru sarkan ve önlük görünümü oluşturan dokunun çıkarılmasına yöneliktir.
Abdominoplasti ise karın bölgesini daha geniş biçimde ele alır. Fazla deri çıkarılır, kalan dokular yeniden düzenlenir ve gerekli görülürse karın duvarı da değerlendirilir.
Bazı hastalarda karın derisi yalnızca aşağı doğru değil, yatay yönde de ciddi şekilde gevşemiş olabilir.
Bu durumda klasik kesi düzeninin yeterli olmadığı hastalarda daha kapsamlı teknikler gündeme gelebilir.
Bel ve sırt çevresinde gevşeklik devam ediyorsa alt vücut germe veya çevresel vücut şekillendirme yaklaşımları düşünülebilir.
Kollar, kilo kaybından sonra sık değişiklik gösteren bir başka bölgedir.
Kol germe ameliyatında fazla deri çıkarılır ve üst kol konturu yeniden şekillendirilir. Kesi uzunluğu, deri fazlalığının koltuk altına yakın bölgede mi yoksa dirseğe doğru uzanan bir alanda mı bulunduğuna göre değişir.
Uyluklarda ise özellikle iç bölgede deri fazlalığı görülebilir.
Uyluk germe ameliyatında kasık bölgesine yakın daha sınırlı bir kesi yeterli olabileceği gibi, belirgin sarkmalarda uyluk boyunca ilerleyen daha uzun bir kesi gerekebilir.
Göğüs bölgesi de önemli kilo kaybından etkilenebilir.
Kadınlarda meme hacmi azalabilir, deri gevşeyebilir ve meme başı aşağı doğru yer değiştirebilir. Bu durumda meme dikleştirme, küçültme veya gerekli hastalarda hacim düzenlemesine yönelik işlemler değerlendirilebilir.
Erkek hastalarda da göğüs bölgesinde geniş deri fazlalıkları ve aşağı doğru sarkan doku oluşabilir.
Her bölge aynı cerrahi plan içinde düşünülmek zorunda değildir.
Dr. Ömer Parıldar, hastanın vücudunu bütün olarak değerlendirirken hangi alanların öncelikli olduğunu ve hangi bölgelerin ayrı operasyonlarda ele alınmasının daha uygun olacağını belirler.
Karın bölgesinde hangi yaklaşımlar öne çıkar?
Büyük kilo kaybından sonra karın bölgesindeki problem yalnızca fazla yağ değildir.
Birçok hastada asıl sorun hacmini kaybetmiş ancak geride kalmış geniş deri katmanlarıdır.
Alt karında sarkan büyük bir deri önlüğü kişinin hareketini, kıyafet kullanımını ve günlük bakımını zorlaştırabilir.
Bu durumda fazla dokunun çıkarılmasına yönelik işlemler değerlendirilir.
Karın derisindeki gevşeklik göbek üstü alana kadar devam ediyorsa daha kapsamlı abdominoplasti gerekebilir.
Karın duvarı ayrıca değerlendirilir.
Özellikle geçmişte gebelik yaşamış kişilerde karın kasları arasında ayrılma bulunabilir.
Bu durum her hastada görülmez ve her karın germe operasyonunda otomatik olarak kas onarımı yapılması gerekmez.
Muayene bulguları belirleyicidir.
Bazı post-bariatrik hastalarda deri fazlalığı hem yatay hem dikey yönde belirgindir. Bu durumda yalnızca alt karın boyunca uzanan yatay bir kesi vücut konturunu yeterince düzenlemeyebilir.
Daha kapsamlı deri çıkarımı daha geniş izler anlamına gelebilir.
Bu nedenle cerrahi planlama sırasında hastanın alacağı kontur değişikliğiyle kabul edeceği iz arasında gerçekçi bir denge kurulmalıdır.
Kol ve uyluklarda planlama nasıl yapılır?
Üst kol ve iç uyluk bölgeleri deri elastikiyetinin azalmasının en görünür olduğu alanlar arasında yer alabilir.
Kollardaki fazla deri özellikle kişi kolunu kaldırdığında belirginleşir.
Bazı kişiler bu nedenle kısa kollu kıyafetler kullanmaktan kaçınabilir.
Kol germe ameliyatında yalnızca deri fazlalığının bulunduğu alan tedavi edilir.
Sınırlı gevşeklikte kesi koltuk altına yakın tutulabilir.
Ancak fazla deri dirseğe doğru uzanıyorsa daha uzun bir kesi gerekebilir.
Uyluk bölgesinde de aynı prensip geçerlidir.
İç uylukta sınırlı bir gevşeklik varsa kesi kasık kıvrımına yakın planlanabilir.
Yoğun deri fazlalığı daha aşağı seviyelere kadar devam ediyorsa dikey yönde uzanan bir kesi gerekebilir.
Bu kesilerin oluşturacağı izlerin hastaya ameliyat öncesinde anlatılması gerekir.
Kilo kaybı sonrasında deri germe operasyonlarının başarısı yalnızca ne kadar derinin çıkarıldığıyla değil, kalan dokuların ne kadar dengeli şekillendirildiği ve iyileşme sürecinin nasıl yönetildiğiyle de ilişkilidir.
Liposuction tek başına yeterli olur mu?
Liposuction yağ dokusunu azaltır.
Deri fazlalığını fiziksel olarak ortadan kaldırmaz.
Bu ayrım büyük kilo kaybı sonrasında özellikle önemlidir.
Deri elastikiyeti iyi olan ve sınırlı yağ fazlalığı bulunan bir hastada liposuction uygun olabilir.
Ancak zaten belirgin şekilde gevşek olan derinin altından daha fazla yağ alınması, bazı hastalarda gevşekliği daha görünür hâle getirebilir.
Bu nedenle liposuction ve deri çıkarma ameliyatları aynı amaç için kullanılan işlemler değildir.
Bazı hastalarda iki yöntem birlikte kullanılabilir.
Örneğin karın bölgesindeki fazla deri çıkarılırken bel çevresindeki seçilmiş yağ alanlarında liposuction uygulanabilir.
Buna rağmen daha fazla yağ almak her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmez.
Vücut konturunun doğal geçişlerinin korunması gerekir.
Dr. Ömer Parıldar muayene sırasında hangi görünümün deriden, hangisinin yağ dokusundan kaynaklandığını ayrı ayrı değerlendirir.
Kilo kaybı sonrası fazla deri aldırma ameliyatları nasıl planlanır?
Kilo kaybı sonrası fazla deri aldırma operasyonları birden fazla bölgeyi kapsayabildiği için en önemli kararların başında hangi ameliyatların aynı seansta yapılabileceği gelir.
Bir hastada yalnızca karın bölgesi tedavi edilecekse cerrahi süreç daha sınırlı olabilir.
Karın, kollar, uyluklar ve göğüs aynı anda değerlendirildiğinde ise operasyon kapsamı önemli ölçüde genişler.
Cerrahi süre uzadıkça anestezi süresi de artar.
Kan kaybı, sıvı dengesi, ameliyat sonrası hareket kapasitesi ve pıhtı riski gibi konular daha önemli hâle gelir.
Bu nedenle teorik olarak aynı seansta yapılabilecek her işlemin birlikte yapılması doğru olmayabilir.
Aşamalı tedavi planlaması birçok hastada daha mantıklı olabilir.
İlk ameliyatta günlük yaşamı en fazla etkileyen bölge ele alınabilir.
Hasta tamamen iyileştikten sonra ikinci bir bölge değerlendirilebilir.
Bu yaklaşım, her operasyonun iyileşmesini daha kontrollü izleme imkânı verir.
Ayrıca hastanın ilk cerrahiden sonra önceliklerini yeniden değerlendirmesine de olanak tanır.
Örneğin karın bölgesi düzeltildikten sonra hasta diğer bölgeler için başlangıçta düşündüğünden farklı bir öncelik geliştirebilir.
Cerrahi plan sabit bir paket değil, hastanın vücuduna ve ihtiyaçlarına göre oluşturulan bir yol haritası olmalıdır.
Beslenme durumu neden önemlidir?
Önemli kilo kaybı yaşamış hastalarda beslenme değerlendirmesi cerrahinin önemli bir parçasıdır.
Özellikle bariatrik cerrahi sonrasında bazı vitamin ve minerallerin emiliminde değişiklikler görülebilir.
Protein alımı yara iyileşmesi açısından önem taşır.
Demir eksikliği ve kansızlık cerrahi hazırlık sırasında dikkate alınır.
Vitamin B12, folat ve diğer değerlerin kontrol edilmesi kişinin geçirdiği bariatrik işleme ve tıbbi geçmişine göre gerekli olabilir.
Bu nedenle ameliyattan önce kan tetkikleri istenebilir.
Eksiklik tespit edildiğinde önce bunun düzeltilmesi gerekebilir.
Cerrahinin ertelenmesi hastayı gereksiz yere bekletmek anlamına gelmez.
Amaç, geniş kesilerin iyileşmesi gereken bir döneme mümkün olduğunca uygun bir sağlık ve beslenme durumuyla girmektir.
Kullanılan tüm destek ürünlerinin de paylaşılması önemlidir.
Doktor kontrolü dışında yüksek doz vitamin veya takviye kullanılması doğru değildir.
Bazı ürünler kanama eğilimini değiştirebilir veya kullanılan ilaçlarla etkileşebilir.
Ameliyat izleri ne kadar belirgin olur?
Deri çıkarma ameliyatlarının temel gerçeklerinden biri kalıcı cerrahi iz bırakmalarıdır.
Çıkarılması gereken deri miktarı arttıkça kesi uzunluğunun da artması gerekebilir.
Karın germe ameliyatlarında iz genellikle alt karında bulunur.
Kol germe operasyonunda iz üst kol boyunca uzanabilir.
Uyluk germe ameliyatında kasık hattında veya uyluğun iç yüzünde iz oluşabilir.
Göğüs operasyonlarında uygulanacak yönteme göre meme başı çevresinde, aşağı doğru dikey yönde veya meme altı kıvrımında kesiler gerekebilir.
İzler ilk aylarda daha belirgin görünür.
Kırmızı, pembe, sert veya çevre dokudan daha koyu olabilir.
Zaman içinde birçok iz yumuşar ve rengi açılır.
Ancak tamamen kaybolması beklenmemelidir.
İz kalitesi kişiden kişiye değişir.
Genetik özellikler, cilt tipi, yara gerginliği, sigara kullanımı ve enfeksiyon gibi durumlar izlerin görünümünü etkileyebilir.
Hasta cerrahiye yalnızca fazla deriden kurtulma düşüncesiyle değil, bunun karşılığında oluşacak izleri kabul ederek karar vermelidir.
Kilo kaybı sonrası fazla deri aldırma sonrası iyileşme nasıl ilerler?
Kilo kaybı sonrası fazla deri aldırma sonrası iyileşme dönemi yapılan operasyonların sayısına, tedavi edilen bölgelerin genişliğine ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişir.
İlk günlerde şişlik, gerginlik, hassasiyet ve morluk görülebilir.
Geniş deri çıkarma işlemlerinde geçici drenler kullanılabilir.
Drenler ameliyat sahasında sıvı birikimini azaltmaya yardımcı olur.
Bazı operasyonlardan sonra kompresyon giysileri önerilebilir.
Bu giysilerin kullanım süresi ve ne kadar sıkı olması gerektiği kişiye özel belirlenir.
Hastanın tamamen hareketsiz kalması önerilmez.
Tıbben uygun olduğunda kısa ve kontrollü yürüyüşler dolaşımı destekler.
Buna karşılık ağır kaldırmak, hızlı hareket etmek veya ameliyat edilen alanı aşırı germek erken dönemde uygun değildir.
Ev ortamı önceden hazırlanmalıdır.
Günlük kullanılan eşyaların kolay ulaşılabilir yerlere konulması faydalı olabilir.
Çocuk bakımı veya ağır ev işleri için geçici destek planlanabilir.
Birden fazla bölgenin ameliyat edildiği hastalarda yardım ihtiyacı daha fazla olabilir.
Kontrol muayeneleri iyileşmenin takip edilmesi açısından önem taşır.
Yalnızca ağrının azalması dokuların tamamen iyileştiği anlamına gelmez.
Derin dokuların iyileşmesi haftalar boyunca devam eder.
İşe dönüş süresi nasıl belirlenir?
İşe dönüş kişiye ve yapılan ameliyatlara göre değişir.
Masa başında çalışan bir kişinin gereksinimleri ile fiziksel iş yapan kişinin ihtiyaçları aynı değildir.
Bununla birlikte masa başı iş de tamamen hareketsiz ve kolay değildir.
İşe gidip gelmek, uzun süre oturmak, bilgisayar başında aynı pozisyonda kalmak veya çanta taşımak zorlayıcı olabilir.
Karın ameliyatı sonrasında dik duruş ve uzun süreli oturma başlangıçta rahatsızlık yaratabilir.
Kol germe sonrasında kolların fazla kullanılması veya ağır eşya taşımak kısıtlanabilir.
Uyluk operasyonundan sonra uzun yürüyüş veya sürekli ayakta durmak erken dönemde uygun olmayabilir.
Hastanın gerçek çalışma şartlarını muayene sırasında anlatması, daha doğru bir dönüş planı oluşturulmasına yardımcı olur.
Mümkün olan kişilerde kademeli işe dönüş veya geçici uzaktan çalışma düşünülebilir.
Spora ne zaman başlanabilir?
Egzersize dönüş aşamalı olmalıdır.
Kısa yürüyüşler genellikle en erken başlanabilen aktiviteler arasındadır.
Koşu, ağırlık çalışmaları ve yüksek yoğunluklu egzersizler daha fazla iyileşme gerektirir.
Hangi hareketlerin ne zaman başlayabileceği ameliyat bölgesine göre farklıdır.
Kol germe ameliyatı sonrasında üst vücut egzersizleri daha fazla dikkat gerektirir.
Uyluk germe sonrasında koşu, squat veya yoğun bacak çalışmaları daha geç döneme bırakılabilir.
Karın ameliyatında abdominal kasların kullanıldığı hareketlerin zamanlaması önemlidir.
Kas onarımı uygulanmışsa bu konuda daha dikkatli bir program gerekebilir.
Hasta ağrı hissetmediği için egzersizin tamamen güvenli olduğunu varsaymamalıdır.
Ağrı azalması iç dokuların tamamen iyileştiğini göstermez.
Dr. Ömer Parıldar kontrol muayenelerine göre aktivite seviyesinin kademeli biçimde artırılması konusunda yönlendirme yapabilir.
Cerrahinin olası riskleri nelerdir?
Geniş deri çıkarma operasyonları ciddi cerrahi işlemlerdir.
Kanama görülebilir.
Enfeksiyon oluşabilir.
Yara iyileşmesinde gecikme veya kesi hattında kısmi açılma meydana gelebilir.
Deri altında sıvı birikmesi olan seroma gelişebilir.
Bazı seromalar yalnızca takip edilirken bazı durumlarda sıvının boşaltılması gerekebilir.
Cilt veya yağ dokusunun kan dolaşımında sorun yaşanabilir.
Bu risk özellikle sigara ve nikotin kullanımında daha önemli hâle gelebilir.
Uyuşukluk ve his değişiklikleri görülebilir.
Bazı alanlarda duyu zamanla geri dönerken belirli değişikliklerin daha uzun süre devam etmesi mümkündür.
Asimetri ve kontur farklılıkları kalabilir.
İnsan vücudu ameliyattan önce de tamamen simetrik değildir.
Cerrahi bu doğal farklılıkların tamamını ortadan kaldıramaz.
Pıhtı oluşumu ciddi risklerden biridir.
Özellikle kapsamlı operasyonlar ve uzun süreli hareketsizlik bu açıdan önem taşır.
Ani nefes darlığı veya göğüs ağrısı acil sağlık değerlendirmesi gerektiren belirtilerdir.
Bu nedenle Kilo kaybı sonrası fazla deri aldırma ameliyatlarında cerrahi kapsamın hastanın güvenliği gözetilerek belirlenmesi, aynı anda mümkün olan en fazla sayıda operasyonu yapma düşüncesinden daha önemlidir.
Sonuçlar kalıcı mıdır?
Ameliyat sırasında çıkarılan fazla deri yeniden oluşmaz.
Ancak vücut yaşam boyunca değişmeye devam eder.
Belirgin kilo artışı kalan deriyi yeniden gerebilir.
Daha sonra büyük miktarda kilo kaybı yaşanırsa yeniden deri gevşekliği ortaya çıkabilir.
Yaşlanma da deri elastikiyetini zaman içinde etkiler.
Kadın hastalarda gelecekteki gebelikler özellikle karın ve göğüs bölgesinin görünümünü değiştirebilir.
Sonucun korunması için kilo stabilitesi önem taşır.
Ameliyat sonrası ilk görünüm nihai sonuç değildir.
Şişlik nedeniyle vücut hatları erken dönemde olduğundan daha farklı görünebilir.
Bazı bölgeler sert veya düzensiz hissedilebilir.
Dokuların yumuşaması ve oturması zaman alır.
Ameliyat izlerinin olgunlaşması ise daha uzun sürebilir.
Sonuçların değerlendirilmesinde birkaç günlük görüntü yerine iyileşmenin daha ileri aşamaları esas alınmalıdır.
İstanbul dışından gelen hastalar nelere dikkat etmeli?
Başka şehirden veya ülkeden İstanbul’a gelen hastaların cerrahi yolculuğu yalnızca ameliyat tarihinden ibaret değildir.
Muayene, tetkikler, operasyon ve erken dönem kontroller aynı planın parçasıdır.
İstanbul’da ne kadar kalınması gerektiği ameliyat kapsamına göre değişebilir.
Dren kullanılan hastaların kontrol programı farklı olabilir.
Uzun yolculuğa ne zaman izin verileceği de kişiye özel değerlendirilmelidir.
Ameliyattan hemen sonra uzun süre hareketsiz kalmak pıhtı riski açısından uygun olmayabilir.
Hastanın yanında bir refakatçi bulunması özellikle kapsamlı operasyonlardan sonra günlük ihtiyaçların karşılanmasını kolaylaştırabilir.
Ağır valiz taşımak veya havaalanında uzun mesafe yürümek erken iyileşme döneminde zorlayıcı olabilir.
İstanbul’dan ayrılmadan önce pansuman, kontrol ve olası acil durum planlarının netleştirilmesi gerekir.
Takibin nasıl devam edeceği ve gerektiğinde hangi sağlık kuruluşuna başvurulacağı bilinmelidir.
Fiyatlandırmayı neler etkiler?
Fazla deri çıkarma ameliyatlarının maliyeti tedavinin kapsamına göre değişir.
Yalnızca karın bölgesinin ele alınması ile birkaç farklı vücut bölgesinin aşamalı olarak tedavi edilmesi aynı cerrahi plan değildir.
Operasyon süresi önemli bir etkendir.
Anestezi gereksinimi, hastane koşulları ve ameliyatın teknik kapsamı maliyet üzerinde rol oynayabilir.
Ön tetkikler, medikal giysiler ve takip programı da tedavi planının parçası olabilir.
Bazı hastalarda iki bölge aynı seansta tedavi edilebilirken bazı kişiler için birkaç ayrı cerrahi aşama gerekli olabilir.
Bu nedenle önce hangi operasyonun neden yapılacağının belirlenmesi gerekir.
Muayene yapılmadan yalnızca genel bir operasyon adına bakılarak kişiye özgü kapsamın belirlenmesi mümkün değildir.
Dr. Ömer Parıldar ile gerçekleştirilecek değerlendirme sonrasında hangi bölgelerin öncelikli olduğu ve operasyonların hangi sırayla planlanabileceği daha net hâle gelir.
Dr. Ömer Parıldar
Büyük miktarda kilo vermek önemli bir değişimdir ancak kişinin yeni vücut ağırlığına ulaşması her zaman deri dokusunun tamamen toparlanacağı anlamına gelmez.
Dr. Ömer Parıldar; karın, bel, sırt, kollar, uyluklar ve göğüs bölgesinde kalan deri fazlalıklarını hastanın genel vücut oranları içerisinde değerlendirir.
Tedavi planı hazırlanırken yalnızca ne kadar derinin çıkarılabileceğine odaklanılmaz.
Ameliyat izlerinin konumu, operasyonların sırası, iyileşme süresinde ihtiyaç duyulacak yardım, işe dönüş ve kişinin uzun vadeli kilo beklentileri de değerlendirmeye dahil edilir.
Bazı hastalar yalnızca tek bir bölgenin düzeltilmesini ister.
Bazı hastalarda birkaç farklı bölge ön plana çıkar.
Bu durumda tüm operasyonların aynı anda yapılması gerektiği düşünülmez.
Hastanın sağlık durumu ve cerrahi güvenlik açısından uygun olduğunda aşamalı planlama yapılabilir.
Kilo kaybı sonrası fazla deri aldırma konusunda bireysel değerlendirme, hangi işlemlerin gerçekten gerekli olduğunu anlamanın en doğru yoludur. Hastanın önce kendi önceliklerini anlatması, ardından olası operasyonların kapsamını, izlerini, iyileşme sürecini ve sınırlarını ayrıntılı biçimde öğrenmesi cerrahi kararın daha bilinçli verilmesini sağlar.
İletişim
Dr. Ömer Parıldar
Telefon: +90 546 198 81 35
WhatsApp: +90 546 198 81 35
E-posta: info@dromerparildar.com
Adres:
Basınköy, Florya Cd. No:15-17
34153 Bakırköy / İstanbul
Büyük kilo kaybı sonrasında kalan deri fazlalıklarının hangi bölgelerde ve hangi sırayla ele alınabileceğini öğrenmek için Dr. Ömer Parıldar ile bireysel değerlendirme randevusu oluşturabilir, size uygun cerrahi planı ayrıntılı biçimde görüşebilirsiniz.
İlgili bağlantı: https://www.dromerparildar.com/iletisim/
İlgili bağlantı: https://www.instagram.com/dromerparildar/